Genel Uyarı

Bu sitedeki içeriğin Milliyet.com.tr ile ilgisi bulunmamaktadır. SizdenSize, tamamen üye sitelerin içeriklerinden oluşuyor.
Bu içerik 21 Kasım 2009 Cumartesi 18:17 de eklendi

Genç işadamları sordu, Merkez Bankası Başkanı yanıtladı

Genç işadamları sordu, Merkez Bankası Başkanı yanıtladı

‘Genç İşadamları Soruyor Toplantıları’nın konuğu Merkez Bankası Başkanı sayın Durmuş YILMAZ oldu.

Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu’nun (TÜGİK), ‘Haberi Kaynağından al’ felsefesi ile hazırlamış olduğu ‘Genç İşadamları Soruyor Toplantıları’nın konuğu Merkez Bankası Başkanı sayın Durmuş YILMAZ oldu. 20 Kasım 2009 Cuma günü İstanbul’da İstanbul Genç Girişimciler Derneği’nin (İSGİD) ev sahipliğinde gerçekleştirilen TÜGİK Genş İşadamları Soruyor Toplantısı, TÜGİK ve İSGİD yönetimi ve üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi.

 
TÜGİK Genel Sekreteri ve EGAFED Başkanı Efkan CEYLAN’ın moderatörlük yaptığı Genç İşadamları Soruyor Toplantısı’nda konuşan Merkez Bankası Başkanı Durmuş YILMAZ, 2009 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, 2009'un ortalarından itibaren Türk lirasının, ABD doları karşısında değer kazandığını, ancak bu değerlenme eğiliminin büyük ölçüde euro-dolar paritesindeki gelişmelerden kaynaklandığını kaydetti. Enflasyon hedeflemesi rejimine geçilen dönemden bu yana sürekli olarak kurun, Türkiye'de sanayicilerin, işadamlarının, bankacıların gündeminden düşmediğini dile getiren Yılmaz, "Düşmemesi de gerekiyor çünkü kur son derece önemli bir değişken" dedi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "Kurdaki gelişmeler, hiçbir kesim tarafından, hiç kimse tarafından göz ardı edilemez, ancak bütün dertlerin devası da kurdaki gelişmeler, ayarlamalarmış gibi bir algılama var. Kur, son derece önemli bir ekonomik değişken ancak bunun yanında ülkenin ihtiyaç duyduğu başka makro ve mikro yapısal sorunlarımız da var. Bunu da göz ardı etmeyelim diyorum. Son dönemdeki kurlardaki gelişmeler, tamamen dış piyasalardaki dolar - euro çaprazındaki gelişmelerden kaynaklanıyor" dedi.

2009 Yılını 5.5-5.6 seviyelerde bitiririz

TÜGİK Genç İşadamları Soruyor Toplantısı’nda konuşan MB Başkanı Durmuş Yılmaz, enflasyonda 2009 yılı sonu itibarıyla yıllık enflasyonun belirsizlik aralığı alt sınırına yakın gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini ifade ederek, 2010 yılının ilk yarısında baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyonda dalgalanmalar gözlenebileceğini, ancak mevcut göstergelerin enflasyonun, 2010 yılında yüzde 6,5 olarak belirlenen hedefinin altında kalacağını gösterdiğini söyledi. Aldıkları kararlara yön göstermesi ve kararların etkinliğini artırmak açısından Merkez Bankası bünyesinde ölçüm yaptıklarına değinen Yılmaz, Türkiye'de enflasyonun ölçüm ve açıklanmasından sorumlu kurumun TÜİK olduğunu hatırlatarak, "Bu yaptığımız ölçümleri de dikkate aldığımızda, sanırım, yılı 5.5-5.6 gibi seviyelerde bitireceğimizi düşünüyoruz" dedi. Yılmaz, ancak baz etkisinden dolayı 2010 Nisan ayına kadar enflasyonda artışın söz konusu olacağını kaydederek, "Tamamen baz etkisidir, para politikasının duruşunu etkileyecek bir durum söz konusu değildir, bunlara tepki vermemiz söz konusu olmayacaktır ve bunlar tekrar geri gelecektir diyoruz ve dolayısıyla 2010 yılının yüzde 6,5 olarak belirlenen hedefin altında kalacağını düşünüyoruz" diye konuştu.
 
Kur her derdin devası değil

Kurdaki gelişmelerin, hiçbir kesim tarafından, hiç kimse tarafından göz ardı edilemeyeceğini, ancak bütün dertlerin devasının da kurdaki gelişmeler, ayarlamalarmış gibi bir algı olduğunu belirten Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "Kur, son derece önemli bir ekonomik değişken ancak bunun yanında ülkenin ihtiyaç duyduğu başka makro ve mikro yapısal sorunlarımız da var. Bunu da göz ardı etmeyelim diyorum. Son dönemdeki kurlardaki gelişmeler, tamamen dış piyasalardaki dolar-avro çaprazındaki gelişmelerden kaynaklanıyor" dedi. Piyasadaki arz ve talep koşulları imkan verdiği ölçüde kurun seviyesini etkilemeden revzleri güçlendirmek için döviz aldıklarını söyleyen Yılmaz, "Geçmişte aldık, bugün de alıyoruz. Yarın da şartlar değişirse bugün aldığımız 30, 50'ye, 60'a 100'e çıkar belki de hiç almayız. Bu tamamen o günkü konjonktürün ortaya koyduğu bir durum" açıklamasında bulundu.

2010 enflasyon hedefi % 6.5’in altına kalır

Enflasyon hedeflemesiyle ilgili de bilgi veren Yılmaz, 2009 yılı sonunda enflasyonun belirsizlik aralığının alt sınırına yakın gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini, 2010 yılının ilk yarısında baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyonda dalgalanmalar gözlenebileceğini belirterek, "Mevcut göstergeler enflasyonun 2010 yılında yüzde 6.5 olarak belirlenen hedefinin altında kalacağını gösterdi. Merkez Bankası'nın da enflasyonun tespiti açısından kendi için bir çalışması var. Ancak ölçüm ve açıklama da sorumlu tek kurum TÜİK'dir. Bu yaptığımız ölçümleri dikkate aldığımızda yılı 5.5 - 5.6 gibi seviyelerde bitireceğimizi düşünüyoruz" dedi.

Baz etki nedeni ile enflasyonda 2010 yılı Nisan ayına kadar artışın söz konusu olacağını söyleyen Yılmaz, "Bu tamamen baz etkisidir. Para politikasının duruşunu etkileyecek bir durum değildir. Bunlara tepki vermemiz ve bunlar tekrar geri gelecektir. Dolayısıyla 2010'da yüzde 6.5 olarak belirlenen hedefin altında kalacağını düşünüyoruz'' diye konuştu.
 
İyimser sonuçlar alınmaya başladı
 
Genç İşadamları Soruyor Toplantısı’nda konuşan TÜGİK Genel Başkanı Hazim Sesli ise, küresel kriz ve etkilerinden söz etti. Hazim Sesli, “Bildiğiniz üzere başta gelişmiş ülkeler olmak üzere, tüm dünya 1 yılı aşkın bir süredir küresel kriz ile mücadele etmekte. Birçok ülkenin de yaptığı gibi Türkiye’de de küresel krizin etkilerini azaltmak adına birçok adımlar atılmış, bazı konularda iyimser sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Ancak ekonomik rakamlara bakıldığında, bu önlemlerin yeterli olmadığı da ortadadır. Bu dönemde işsizlik rakamları artarken, enflasyon rakamları ise yeniden yükselişe geçmiştir. Gelinen nokta, işadamları olarak bizleri tedirgin etmekte ve gergin bir bekleyiş içerisine sürüklemektedir” diye konuştu.
 
Belirsizlik ortamı giderilmeli
 
Türkiye ve tüm dünyayı etkileyen en önemli unsurun, belirsizlik olduğuna dikkat çeken Hazim Sesli, “Bizler önünü göremeyen bir Türkiye istemiyoruz. Her şeyin net olduğu, somut ve kararlı adımların atıldığı ve bu adımların takip edilerek denetlendiği bir ortam istiyoruz. Bu nedenle gerek hükümetin gerekse de Merkez Bankası gibi ekonomi kurumlarının oluşan belirsizlik ortamını gidermek yönünde adımlar atmasını bekliyoruz” dedi. Hazim Sesli, “Yaşanılan küresel krizde uluslar arası uygulanan kısa vadeli politikalar, finans piyasalarında az da olsa bir başarı sağlamıştır. Ancak, krizin etkisi hala devam etmektedir. Özellikle 2010 yılında Türkiye’de ekonomik daralma ve likidite yetersizliğinin reel sektörde daha çok hissedileceğini düşünmekteyiz. Dolayısıyla hem para politikası hem de maliye politikası uygulayıcılarımız bu durgunluğu aşacak, likiditeyi artıracak ve tüketimi canlandıracak, dolayısıyla da yatırım harcamalarını artıracak önlemler almalarını beklemekteyiz” şeklinde konuştu.
 
Bu kurlarla rekabet şansımız yok
 
Bizler, faiz ve kur politikası ile enflasyon konuları başta olmak üzere, hükümetin ve ekonomi kurumlarımızın uzun vadeli program yapmalarını ve belirsizlik ortamını yok etmelerini beklemekteyiz. Yüksek faiz ve düşük kur, ihracat yapan şirketlerimizi oldukça rahatsız etmiştir. Kar etmeme ve zarar etme pahasına şirketlerimiz çalışmaya devam ederek, ihracatlarını sürdürmüşlerdir. Hatırlayacağımız üzere 2001 yılından bu yana dolar kuru 1.7 ile 1.2 TL arasında gidip gelmektedir. 2008 yılında 132 milyar dolar olan ihracat rakamımız, bugünlerde 100 milyar doların da altına düşmüştür. Bizler gelinen noktada bu kurlarla ihracatçılarımızın rekabet edemeyeceğini ve bu durumun Türkiye'nin sanayi yapısını ister istemez ithalata kaydıracağını düşünmekteyiz. Vefakar ihracatçılarımızın uluslararası alanda rekabet şansını kaybetmemesi için uzun vadeli politikalar geliştirerek, yüksek faiz ve düşük kur ortamından bir an önce kurtarılması gerektiğini düşünmekteyiz.
 
Dış piyasa toparlanıyor
 
Genç işadamları olarak bizler, 2010 yılının özellikle ekonomik açıdan yeni açılımların yaşanacağı bir yıl olmasını dilediklerini belirten Hazim Sesli, “Ancak, bu dileğimizin geçerli olması, elbette ki önce dış piyasanın toparlanmasına ve bu doğrultuda da iç piyasanın yeniden canlanmasına bağlı olacaktır. Her ne kadar faizler son aylarda sürekli düşüş trendi içerisinde olsa da, yaşanan global ekonomik gelişmeler doğrultusunda, önümüzdeki süreci tam olarak kestirememekteyiz. Ancak, şunu çok net görebiliyoruz. Ulusal arenada küresel krizden çıkış sinyalleri alınmaya başlamıştır. AB ve ABD’den gelen ekonomik verilen, iyileşmenin sinyallerini bizlere göstermektedir. Ancak aynı şeyi Türkiye için söylemek, şu an itibarı ile iyimser olacaktır” diye konuştu. Hazim Sesli, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Dış piyasada yaşanacak iyimser havayı, eğer iç piyasa ile dengeleyemez isek, tehlike çanları çalmaya başlayacak demektir. Dış piyasadaki daralma nedeni ile üretim yapamayan ve eldeki stoklarını da tüketen Türk üreticisi, dış piyasadaki toparlanmanın gerisinde kaldığı an, bin bir güçlükle kazandığı ihracat pazarlarını kaybedecektir. Bu nedenle beklentimiz, üretime ara veren veya kapanan fabrikalarımızda yeniden dumanların tütmeye başlamasıdır. Bunun için de başta hükümetimiz olmak üzere, tüm ekonomi kurumlarına büyük görevler düşmektedir. Şunu unutmayalım ki pazarını kaybeden ihracatçılarımızın durumu zincirleme olarak ülkemizdeki tüm iş kademelerini olumsuz etkileyecek ve telafisi mümkün olmayan yaralar açacaktır.”
 
Paylaşım ve sinerji platformu oluşturacağız
 
Toplantıda konuşan İSGİD Başkanı Erkan Güral ise, İSGİD olarak insanlar arasında paylaşım ve sinerji platformu oluşturmak amacı ile yola çıktıklarını kaydetti. Yapılan çalışmalar neticesinde daha şimdiden 19 milyar dolarlık bir iş hacmi yaratıldığına dikkat çeken Erkan Güral, İSGİD üyelerinin yarattığı istihdam rakamını ise 131.000 olarak açıkladı. Erkan Güral, “Genç işadamları olarak türk ekonomisinin güçlenmesine önemli katkılar sağlamayı amaçlıyoruz. İş insanları arasında köprü görevi gördük ve görmeye de devam edeceğiz. Ulusal ve uluslar arası projelere katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bilgi paylaşımı amaçlarımızı gerçekleştirme noktasında oldukça önem arz ediyor. TÜGİK’ten alacağımız sinerjiyi tüm Türkiye’ye yayacağız” diye konuştu.
 
 

Bu içerik 430 kez okundu

İçeriğin Orjinal Hali
http://www.tugik.org.tr/index.php?sayfamenu&id3571

Etiketler: TÜGİK,Genç İş Adamları Soruyor,Merkez Bankası,Durmuş Yılmaz

Bu içeriği ekleyen site : tugik.org.tr