E.General Dr.Yavuz Ölçen: Millî Mücadele'de Mardin
Fevzi(ÇAKMAK) 26 Temmuz 1920’de “Mardin eşrafından Kuva-yi Milliye Kumandanı Necabetlu Eyüp Beyefend
5.Mardin’in İtilaf Devletleri Tarafından İşgal Girişimleri ve Mardin Halkının
İşgali Engelleme Başarısı
a.Genel
Osmanlı imparatorluğunun, 1 nci Dünya Harbi sonrasında 30 Ekim 1918’de itilaf devletleri ile imzaladığı MONDROS ateşkes anlaşması gereğince Anadolu’ nun güney kesimi başlangıçta İngilizlere bırakılmış ve Urfa, Antep, Maraş ve civarı Şubat-Mart 1919 aylarında İngilizler tarafından peş peşe işgal edilmişti.
Ancak İngiltere petrol kaynaklarını ele geçirmek ve Irak üzerindeki emellerini gerçekleştirmek amacıyla, bölgenin paylaşımını gözden geçirmeyi Fransa’ya önermiş ve uzun görüşmeler sonunda 15 Eylül 1919’ da Paris’te imzaladığı 5 maddelik “Suriye itilafnamesi” ile İngiltere, Güney Anadolu ve Suriye’yi Fransızlara terk ederek, Irak ve Filistin’e tam olarak yerleşmeyi başarmıştı.
Mardin bir yandan tarihi önemi, Mezopotamya’ya hâkimiyeti ve demiryolu şebekesinin varlığından kaynaklanan coğrafi değeri, diğer yandan bünyesinde çeşitli unsurları bulundurması nedeniyle de siyasi ve stratejik ağırlığı dikkate alınarak önce İngilizler, sonrada Fransızlar tarafından işgal edilmek istenmiştir.
Mardin’in işgali girişimleriyle ilgili sözlü-birbirine aktarmalı derlemelere dayalı olan mevcut sınırlı dokümanlar incelendiğinde, bu konudaki bazı bilgilerin özellikle tarihlerin çelişkili olabileceğini düşünerek daha ayrıntılı ve gerçekçi bilgilere ulaşabilmek ümidiyle Genel Kurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı (ATESE) arşivi ile MSB’ lığı arşivinde Osmanlıca belgelere dayalı bir araştırma yapmanın uygun olacağını değerlendirdim.Bu kaynakların incelenmesinden ulaşılan sonuçlar aşağıda sunulmuştur.
b.İngiliz İşgal Teşebbüsleri (22 Mart-26 Mayıs 1919)
Urfa ,Antep ve Maraş’ın 1919 yılının Şubat ve Mart ayları içerisinde İngilizler tarafından işgal edilmesi ile birlikte sıra kendilerine geliyor düşüncesiyle Mardin halkı tedirgin olmuş, Mardin ve havalisinden sorumlu ve Mardin’de konuşlu bulunan 5 nci Tümen Kumandanı Yarbay Kenan bey (Paşa)’in de katkılarıyla işgale karşı koymak için Mardin eşrafından millizade Eyüp bey (önen) liderliğinde, mayıs 1919’dan itibaren mahalli milli bir kuvvet oluşturulmasına başlanmıştır.Diğer taraftan yöneticiler ve şehrin ileri gelenleri işgale engel olmak amacıyla sürekli arayış içinde,halkı direnç göstermek için yönlendirmeyi de ihmal etmemiştir.
Aslında İngiltere’ nin temel amacı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Musulu’ da içine alacak şekilde kendisine bağımlı Kürt Devleti kurmak ve bununla da Musul petrol havzası ile Basra körfezi ve oradan da Hindistan’a uzanan, kendisi için hayati öneme haiz stratejik istikameti kuzeyden korumaktı.
İngilizler bu maksatla bir taraftan Mardin’i kendilerine bağlamak, diğer taraftan bölgedeki kürt vatandaşlarımızı Osmanlı idaresine karşı ayaklandırarak emellerine ulaşmak maksadıyla “Kürt Lawrence” si olarak kabul edilen ve bölgenin siyasi sorumluluğunu da yürüten Binbaşı Novil (Nowill)’i Mardin, Diyarbakır, Elazığ,Siverek ve Musul bölgesinde görevlendirmiştir.
Binbaşı Novil’ in belgelerin incelenmesinden bu bölgede yaklaşık 6-7 ay propaganda faaliyetlerinde bulunduğu ve bu süre zarfında Mardin Mutasarrıflığı ve bağlı kasabalarına 3 defa geldiği anlaşılmaktadır.
Novil’ in ilk gelişi 23 veya 24 Mart 1919(1335) tarihine rastlamaktadır. Novil bir İngiliz treni ile beraberinde ayrıca iki Subay, birkaç Hint askeri ve bir telsiz istasyonu ile Mardin tren istasyonuna inmiş,Mardin ve civarında ahali ile pek görüşmeden uzun süreli keşif ve inceleme faaliyetinde bulunmuş,ayrıca trenle Mardin Diyarbakır arasındaki İzzet paşa istasyonunu ve bölgesini ziyaret etmiştir.(5)
Mardin’deki 5 nci Fırka (Tümen) Kumandanlığından aldığı bu bilgiyi Harbiye Nezaretine 9 Nisan 1919 günü, Hareket 1421 numaralı Şifreli telgraf ile bildiren Diyarbakır’daki Kolordu Kumandan Vekili Ahmet Cevdet Bey bu telgrafında ayrıca, İngiliz heyetinin geceleri istasyondaki trende yattıklarını, beraberlerinde getirdikleri bir sandık ilacı Mardin’deki Amerikan Hastanesi Müdürü Mr.Davli’ye verdiklerini, 8 Nisan günü de trenle Mardin’den Halep’e döndüklerini bildirmektedir. (6)
Nuvil iki hafta sonra 21 Nisan 1919’da Mardin’e ikinci gelişinde, Mardin eşrafını toplayarak Mardin’in savaşsız İngiliz idaresine teslim edilmesini talep etmiştir. Ancak Mardin eşrafı ve halkı buna şiddetle tepki göstererek şehri İngilizlere karşı kanlarının son damlasına kadar savunacaklarını kesin ifadelerle bildirmiş ve şehri terk etmesini istemiştir.
13 ncü Kolordu Kumandanı, EK-A’ da Osmanlıca belgesini sunduğum bu durumu 27-28 Nisan 1919 tarihinde (Harekat 14604 numaralı) Harbiye Nezaretine gönderdiği şifresi ile ve özetle şu şekilde belirtmektedir.
“Mardin eşrafı Binbaşıya ve maiyetine yüz vermemiştir.Binbaşı efkarın İngilizlere mütemayil olmadığına kanaat getirmiştir…..Mardin’de propaganda yapmak istemiş ise de kimse iltifat etmemiştir” şeklinde belirtmiş ve Nuvil’in maceraperest olduğunu vurgulayarak,Mardin’i zorla işgal etmek için Hükümetinden asker talep edebileceği yorumunu yapmıştır.(7)
Nuvil, heyetinin bir kısmını Mardin’de bırakarak bir hafta sonra tekrar döneceğini belirtmiş ve yanına tercümanı Faik’i alarak 29 Nisan günü trenle Halep’e hareket etmiştir.
Belgelere göre(11 Mayıs 1919 tarih ve 15057 numaralı telgraf) Nuvil’ in Mardin’e son gelişi 10 Mayıs 1919 tarihidir. Binbaşı bu gelişinde 12 Mayıs’ta Midyat’a , 17 Mayısta Savur’a daha sonra Avine ve Derik’e geçmiş, aşiret reisleri ile görüşmelerinde Kürt milliyetçiliğini öne çıkarmak suretiyle onları kışkırtmaya çalışmıştır.Kolordu Komutanı bu şifresinde Harbiye Nezaretine Binbaşının propagandasının etkisiz hale getirilmesi için yaptığı çalışmaları naklederken,çoğu aşiret reisinin İngiliz işgalini Normand’ ın yüzüne karşı reddettiklerini ifade etmektedir.(8)
Nuvil ise daha sonra “Özel Görev Günlüğü” adı altında yayımlandığı hatıralarında bu temaslarına farklı yorum getirmiş ve “Genel olarak, mevcut durumda,bir İngiliz işgalinin ciddi bir aşiret muhalefeti tehlikesiyle karşılaşmayacağını düşünme eğilimindeyim” diyerek hükümetini yanıltma yolunu seçmiştir.(9)
Nuvil bu son gelişinde propaganda faaliyetlerini Diyek’ te sürdürmüş oradan bütün ekibi ile birlikte 25 Mayıs 1919’da Diyarbakır’a, sonra’da Siverek-Urfa yolu ile Haleb’ e avdet etmiştir.
c.Fransız İşgal Teşebbüsü (9 Ocak 1920)
İngiliz işgal girişiminden önce Mayıs 1919’da bölge halkı tarafından kurulmasına başlanan Milli kuvvetler ve Mardin Mudafaa-i Hukuk cemiyeti çalışmalarına, muhtemel Fransız işgali sebebiyle hız verilmişti. Buna M. Kemal Paşa’nın Erzurum kongresi öncesinde Mardinli iki delegeye şehri işgale engel olmak için verdiği özel talimatlar ve ileriyi görebilen Mardin’in asker,sivil yönetici ve eşrafının gayretleri neden olmuş, bölgede olası Fransız işgaline karşı bir kısım yerel direniş tedbirleri önceden alınabilmişti.
Mustafa Kemal Paşa Fransa’nın güney illerimizi işgalden önce 8 Ekim 1919’da bu işgali protesto amacıyla mitingler düzenlemesini bütün vilayet ve mutasarrıflıklara gönderdiği telgraflarla emretmişti.
Bu meyanda Mardin halkı da erken davranarak Maraş’ın işgal edildiği 30 Ekim 1919 günü çevre yerleşim birimlerinin de geniş katılımı ile 25 bin kişinin iştirak ettiği işgalleri protesto mitingi düzenlemiştir.7 Kasım günü ise yeni kurulan Mardin Mudafaa-i Hukuk-u Milliyesi adına yurdu kanlarının son damlasına kadar savunacaklarına ilişkin bir bildiri yayımlayarak kararlılığını göstermiş, bunu Osmanlı dahiliye nezareti ile İstanbul’daki İngiliz ve Fransız yüksek komiserliklerine bir telgrafla iletmişlerdi. Aynı gün Midyat, Savur,Nusaybin ve Derik’ten de aynı adreslere benzer protesto telgrafları çekilmiştir.
Fransa 25-30 Ekim 1919 tarihleri arasında vakit kaybetmeden Urfa,Antep,Maraş ve Adana yöresini mahdut sayıdaki askerleri ile birlikte bölgede yaşayan Ermenilerin desteğiyle (onları teşkilatlarına dahil etmek,silahlandırmak ve üniformasını giydirmek suretiyle)işgal etmişti.
Suriye’yi de hiç güç kullanmadan işgal eden Fransa, şehir halkının Arapça da konuşmasından dolayı Mardin’i Suriye’nin bir parçası olarak görmekte şehir ve civarını kuvvet kullanmadan halkı ikna ederek ele geçirebileceğini düşünmekteydi.
Ocak 1920 başlarında Mardin’e geleceğini önceden bildiren ve daha sonraları Fransa’nın Suriye genel valiliği görevine kadar yükselen miralay (Albay) Normand 9 Ocak 1920 günü yanında dört subayı ile Ceylanpınar’da bıraktığı küçük bir Fransız birliğinden ayrılarak trenle Mardin istasyonuna gelmişti.
Türk düşmanı ve Ermeni dostu olarak isim yapan Normand ‘ın Mardin’e gelişi Diyarbakır’daki 13 ncü kolordu kumandanlığının Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi(Genel Kurmay Başkanlığı) 2 nci şubeye gönderdiği ve Osmanlıca belgesini EK-B’de sunduğum 11 Ocak 1920 tarihli telgraf ile resmiyet kazanmaktadır. (10) Kolordu Komutanlığının bu raporunun ilgili bölümleri sadece Türkçeleştirilerek aynen aşağıya çıkarılmıştır.
“Normand 9 Ocak 1920’de Mardin’e gelerek hükümet, fırka kumandanı ve Amerikalıları ziyaret ettikten sonra, Fransa’nın hiçbir zaman Türkiye’de koloni kurmak fikrinde olmadığını, Mali,zirai ve ilmi yardıma muhtaç Türkiye’ye en kuvvetli yardımı Fransa’nın yapacağını belirten bir açıklama yapmıştır.
Mardin halkı Normand’ın şehre gelişini Fransız işgalinin bir başlangıcı olarak değerlendirmiştir. Mardin Kuva-yı milliyesi derhal toplanarak, civara haberler göndermiştir. Şehre gelen yakındaki aşiretlerle birlikte şehrin her tarafı milli kuvvetler tarafından tutturulmuştur. Bir kısım kuvvetler Diyarbakır yolunda, bir kısmı da Nusaybin yolunda gerekli tedbirleri almıştır.
Mardin Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Belediye Dairesinde Normand ile görüşerek, kendisine Osmanlı Hükümetinden başka hiçbir hükümetin hakimiyeti altında yaşamayacaklarını, muhtemel bir Fransız işgaline karşı 100.000 kişilik Kuva-yı Milliye hazırlanmış olduğunu, tekbir ferd kalsa bile bir karış ilerlemelerine meydan vermeyeceklerini kesin bir dille söylemişler ve aynı zamanda onu Belediyede akşam yemeğine davet etmişlerdir.
Hatta Normand, Amerikan kolejinde iken(okul müdiresi mis Finenge’yi ziyaret etmiştir.) odaya zorla giren silahlı bir grup tarafından aşırı sert bir tavırla hemen Mardin’i terk etmesi tebliğ kılınmış, Normand’ın refakatindeki Türk jandarması ve Polis bilerek bu münasip hareketin önünü almamıştır.
Yemekten sonra Normand, binekle (at üzerinde) istasyona inmek istemiş, ahalideki galeyan sebebiyle üzücü bir hadiseye meydan vermemek için fırka tarafından otomobille gönderilmiş,bir kötülüğe uğramaması için de fırka kumandanı (5 nci Tümen kumandanı yarbay Kenan bey) tek başına kendisine eşlik etmiş,istasyona kadar güzergahta grup grup hazırlıklar yapmış yüzlerce hiddetli ve silahlı insan arasından emniyetle geçirilmiştir.
Normand istasyonda iken 9/10 Ocak gecesi telefon ile Diyarbakır valisi ile görüşmüş, Mardin’de maruz kaldığı tehditlerden dolayı Mardin’den Diyarbakır’a gelemediğini, Urfa Siverek yoluyla Diyarbakır seyahatinde kendisine muhafız olarak Urfa’dan 50 süvari verilmesini talep etmiştir.
Normand dün sabah (10 Ocak) trenle Mardin’den Telebyaz’a (Akçakale) dönmüştür.13 Ocakta Urfadan Diyarbakır’a hareket edecektir.
Kolordu kumandanı aynı makama yazdığı 13 Ocak 1920 tarihli 118 harekat nolu şifresinde ise Mardin’le ilgili olarak “Mardin Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti, Siverek’e Normand’ın şehre sokulmamasını yazmıştır. Siverek’te buna göre hazırlıklara başlanmış ise de Albayın kabul edilmemesinin kötü etkileri olacağını Siverek’te ilgili kişilere anlatarak onları sakinleştirdim. Mardin’de gösterilen tepki gibi bir eylemin yeterli olduğunu, Mardin Mudafaa-i Hukuk Cemiyetinin söylediği sözler çerçevesinde başka bir idarenin asla kabul edilmeyeceğinin Normand’a söylenmesinin kafi geleceğini belirttim.”şeklinde beyanatta bulunmaktadır.(11)
Ayrıca aynı mesajda “Normand’ ın yanına aldığı 13000 liranın Diyarbakır vilayetinde (Mardin Livası dahil) propaganda için harcanacağı muhtemel görünmektedir ”demektedir.(11)
Nitekim Mardin Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti Siverek’in savunulmasına katkı amacıyla 250 kişilik silahlı bir Kuva-yı Milliye birliği göndermek üzere hazırlanmışken, ihtiyaç kalmadığı haberi üzerine Kuva-yı Milliye komutanı Millizade Eyüp bey (Önen) tarafından destek amacıyla halktan toplanan 1500 altın lira Siverek’e gönderilmiştir.
Buraya kadar resmi belgelerle Mardin’in Fransızlar tarafından işgali teşebbüslerini arz etmeye çalıştım. Ancak birçok dokümanda milliyetçi bir yaklaşımla ve sözlü derlemelere dayalı ayrıntılar da mevcuttur. Bunların bazılarını sizlere sunmakta araştırmanın tamamlanması açısından yarar görmekteyim.
Normand’ın Mardin’e geldiği gün gerçekten istasyon ve buradan başlayarak şehre kadar bütün yollar ellerinde silahları ile yaya ve atlı milisler tarafından tutulmuştu. Halk ellerinde kazma ve baltaları yollarda ve şehir içinde maşheri bir kalabalık teşkil etmiş öfke kusuyordu. İstasyon ile şehir arasındaki tepelere çadırlar kurularak şehrin çok sayıdaki Milli Kuvvetlerin elinde olduğu izlenimi verilmişti.
Tümen Kumandanı Kenan Bey ve Eyüp Bey (Önen)’in önderliğinde halk bu karşılama için psikolojik olarak yönlendirilmiş ve hazırlanmıştı. Çevreye gönderilen haberlerden sonra her ne kadar eli silah tutan çoğu erkekler cephelerde ise de 2500-3000 civarında yaya ve süvari toplanabilmiş, iki gün içerisinde Milli Teşkilata yaklaşık 8000 ni bulan sayıda halk gönüllü olarak yazılmıştı.
Belediye binasına getirilen Normand toplantıda önce Mardin’i bir Avrupa şehrine dönüştürmek istediklerini, herkese iş verileceğini şehrin imar edileceğini ifade ettikten sonra şehrin teslim edilmesini talep etmişti.
Toplantıda Mardin idareci ve eşrafı Eyüp Bey’i sözcü olarak seçmişti. Eyüp Bey mağrur bir tavırla özetle
“ Tercüman, hepimiz yani bütün Mardinliler adına konuşuyorum. Normand’ a de ki burası zannettikleri gibi Suriye’den bir parça ve Arap değil, binlerce senelik bir Türk şehridir. Türklüğünü muhafaza ve müdafaa yolunda bugüne kadar nasıl çalışmış ve istilaları nasıl kahramanca karşılamışsa yine öyle yapacaktır. Hükümetimiz her türlü ihtiyacımızı temine kadirdir. Fransızlar Mardin’i işgale kalkışırlarsa iyi bilsinler ki karşılarında kadın, erkek on binlerce müdafi bulacak ve tecrübesinden çok zararlı çıkacaktır. Hayatına acısın, Mardin ve Diyarbakır sevdasından vazgeçerek hemen şehrimizi terk etsin” demiştir.(12)
Kabına sığmayan halk, dışarıda tek yürek olmuş beklerken dışarı çıkan Fransız heyetinde yer alan Yzb. Maumy’nin elinde kaleye çekilmek üzere getirilen bayrak zorla alınarak parçalanmış, bu ve halkın hiddeti Normand’ı çok korkutmuştu.
Ayrılmadan, Mardin’deki Süryani ve Ermeni cemaat liderleriyle görüşmek isteyen Normand’ın bu isteği gayri müslim hemşerilerimiz tarafından şiddetle reddedilmişti. Gerçekten Milli Mücadelede Mardin, Süryanisi ve Ermenisi ile tek yürek olmuş Maraş, Antep ve Urfa gayri Müslimlerinden farklı davranarak Fransızlar’ın oyununa gelmemiş, maddi ve manevi her türlü desteği esirgememiştir.
Son olarak Tümen kumandanını ziyaret eden Normand Kenan Bey’den de şehri terk etmesinin yararına olacağını, halkı kontrol edemeyebileceğini duyunca, Belediye’de hazırlanan yemeğe katılmış, ancak bir şey yiyemeden şehirden adeta kaçarak ayrılmıştır.
Kenan Bey’in korumasında istasyona hareket halinde iken, bir grup silahlı Mardin’li tarafından Firdevs Bahçeleri civarında aracından inmeye zorlanan ve saldırıdan Kenan Beyin sayesinde kurtulan Normand işgali unutmuş canını kurtarma derdine düşmüştü.
d.Sonuç
Mardin ve halkı diğer bazı güney illerimizden farklı olarak ileriyi görmüş ve kararlı davranarak muhtemel bir İngiliz ve Fransız işgal teşebbüsünü savaşmadan, kan dökmeden, akıllı davranarak ve düşmanı caydırmak suretiyle önlemeyi başarmıştır.
Mardin Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile buna bağlı Kuva-yi Milliye ön alarak erken kurulmuş ve mücadeleye büyük katkıları olmuştur.
Askeri ve sivil yöneticiler, eşraf, halk ve gayri müslim cemaatler birlikte hareket ederek sonuca ulaşmayı başarmışlardır. Mardin’in direnci ve Diyarbakır yolunu kesmesi Diyarbakırı’da işgalden kurtarmıştır.
Mardin’in bu başarısı diğer illerde örnek gösterilmiş, hatta bu başarıdan dolayı o zamanın müdafaa-i Milliye Vekili Ferik Fevzi(ÇAKMAK) 26 Temmuz 1920’de “Mardin eşrafından Kuva-yi Milliye Kumandanı Necabetlu Eyüp Beyefendiye” başlıklı bir kutlama ve takdir telgrafı göndermiştir.(13)
Dip notlar:
(5) O zaman Mardin ile İzzet paşa arasında Türkmen deresini takiben bir demiryolu hattı bulunduğu, bu hattın Cumhuriyet yıllarında Diyarbakır’a kadar uzatıldığı sonra kullanılmadığı için harap olduğu, Marev Vakıf Başkanımız Ulaştırma eski Bakanlarından Sn. İbrahim AYSOY’ un TCDD Genel Müdürlüğü nezdinde yaptığı girişimler sonucu kesinlik kazanmıştır.
Devamı var...
Mardin istasyonundan geçen ”Türkmen Deresi” ana konumuzla doğrudan bağlantısı olmayan ancak sizlerle paylaşmak istediğim tarihi bir olayı hatırlatmıştır.
Osmanlı imparatorluğunu kuran kayı Türklerinin Moğol sultanı Cengiz Han’dan kurtulmak için Türkmenistan’ın Horasan bölgesinden 1220 yıllarında Süleyman Şah Liderliğinde Anadolu’ya gelip, 50 bin kişiyle Van gölü kuzeyi ve Ahlat bölgesine yerleştiği, oradan da Erzincan bölgesine geçtiği bilinmektedir.1227 yılında Eyyubilerin Suriye’deki devamı olan Halep Atabeyi’nin Haçlılarla savaşta yardım isteğini yerine getirmek için Anadolu’dan dört oğlu ile birlikte Suriye’ye geçmeye çalışan Süleyman Şah, Fırat’ın kolu Habur çayında boğularak hayatını kaybetmiştir. Bu olay üzerine dört oğlundan Ertuğrul Gazi ve Dündar bey Anadolu’da Erzurum bölgesine dönerken, diğer iki oğlu Sungurtekin ve Gündoğdu’ nun kalabalık bir grupla Nusaybin-Mardin yoluyla istasyon bölgesine gelerek burada çadır kurup bir yıldan fazla bir süre Horasan’ a dönmek için hazırlık yaptıklarına ilişkin bilgiler mevcuttur.(Türkmen Deresi adını buradan almış olabilir.)
(6)13.ncü kor.’un Harbiye Nezaretine sunduğu 9 nisan 1919 tarih ve harekat 1421 sayılı telgrafı
(7) 13.Kor.’nun Harbiye Nezaretine sunduğu 27-28 Nisan 1919 tarih ve harekat 14064 sayılı telgrafı
(8) 13.Kor.’nun Harbiye Nezaretine sunduğu 11 Mayıs 1919 tarih ve harekat 15057 sayılı telgrafı
(9) İngiliz Kürt Belgeleri , Ahmet Mesut ,s.69-7
(10) 13.Kor.’un Gen.kur.Bşk.lığına sunduğu 11 Ocak 1920 tarihli şifre telgraf
(11) 13.Kor.’un Genkur’a sunduğu 13 Ocak 1920 tarih ve harekat 118 sayılı şifre telgraf
(12)Hana Dolapönü – tarihte Mardin s.105 / Mardin halkevi broşürü (1938) sayı 5 : s.58
(13) Modern Türkiye mecmuası sayı 14 : s.24
Bu içerik 2086 kez okundu
İçeriğin Orjinal Hali
http://www.aytendirier.com
Etiketler: Millî Mücadele'de Mardin,E.General.Dr.Yavuz Ölçen

Neden yazıyorum
Kültür-Sanat24 Ağustos 2009798 kez okundu
Cern deneyin düşündürdükleri-1
11 Eylül 2009Bilim1308 kez okundu
Cern deneyinin düşündürdükleri ve XV yy.önceki İslam mucizesi-2
29 Eylül 2009Bilim1618 kez okundu
Mardin'de bayram tatlısı: Zerdaç
21 Kasım 2009Yemek-Mutfak1807 kez okundu
Mardin'den Bayram yemeği: Kaburga dolması (Kabırğaye)
21 Kasım 2009Yemek-Mutfak1234 kez okundu
Mardin'de bayram / Paskalya çöreği: İkliçe
26 Kasım 2009Yemek-Mutfak1956 kez okundu
16 Mayıs Çarşamba, 2012