Müslüman Kız Kardeşleri Biliyor Muydunuz?
Daha Fazla Özgürlük = Demokrasi Ve Çoğulculuk Mu?
Ben kendi adıma sadece Müslüman Kardeşler adlı örgütün varlığından haberdardım. Arap ülkelerindeki sivil isyanların peş peşe patlamasıyla birlikte, Der Spiegel konuyla ilgili makaleler hazırlayınca, örgütün kadın kolu olan Müslüman Kız Kardeşler'den de haberdar oldum. Dergi özellikle de Mısır'daki direnişi kadınların gözünden anlatmak için Kahire'de bulunan Müslüman Kız Kardeşler'le temasa geçmiş. Birbirinden ilginç ve bazıları bize de çok tanıdık olan kadın profillerinin içersinden en çok üniversiteli genç kızın hikâyesi ilgimi çekmişti.
Müslüman Kız Kardeşler'in üyesi olan genç kızla derginin kadın muhabiri evde bir söyleşi gerçekleştirmişler. Sokakta tepeden tırnağa örtülü olan genç kızı evde dar kot pantolon ve yine dar, dekolteli bir tişört ve atkuyruğuyla karşısında gören Alman kadın doğal olarak çok şaşırmış. Şaşkınlığı, örtünün altından dünyanın herhangi bir köşesinde rahatlıkla rastlayabileceğiniz günümüzün tipik genç kızlarından birisinin çıkması olmuş. Dışarıdan bu kadar farklı ve de muhafazakâr görünen kadınlar, yakından tanıyınca aslında hiç de o kadar farklı değillermiş diye düşüncelerini dile getirmiş.
Tabii ki söz konusu olan genç kadın, Mısır'ın başkentinde üniversiteye giden şehirli kesimin bir üyesi. Herhalde onu bir yönüyle bu kadar tanıdık kılan da budur diye düşünüyorum. Çünkü dünyanın her yerinde, özellikle de eğitimli ve şehirli kesimlerde, yaşam tarzları gittikçe daha çok birbiriyle benzeşmeye başladı. Ve bu benzerlik özellikle de kadınlarda göze çarpıyor. Hepsi kendine daha çok güvenen, söz sahibi ve bilindik rol modellerini büyük ölçüde ret eden kadınlar. Dindar olmaları ve kapalı giyinmeleri bunu değiştirmiyor. Asıl etken yaşadıkları çevre ve toplumsal kesim oluyor. Şehirli ve eğitimli olanların hepsinin diğerlerine göre göreceli olarak çok daha fazla kişisel özgürlükleri ve kendilerini geliştirme şansları oluyor. Bu dünyanın her yerinde, kendi içindeki farklılıklar gösterse de, böyle.
Nitekim Kahireli genç kızımız da ilk nişanlısından, evlendikten sonra çalışma yasağı koymasından ötürü, ayrılmış. Evlenmeye hazırlandığı yeni nişanlısı ise ona bu konuda herhangi bir kısıtlama getirmemiş. Hatta evlendikleri günün ertesinde kendisi uluslararası bir toplantıda yer almak için Bosna'ya uçacakmış. Spiegel muhabirinin ‘buna itiraz gelmeyecek mi' sorusuna ise gülerek ‘cesaret edemez' cevabını vermiş.
Bu tabii ki böylesine muhafazakâr bir çevre için uç bir örnek ve genç kızın Müslüman bir örgüt dâhilinde çalışıyor olması, ona bazı kapıları daha kolay açtığı bir gerçek. (Nasıl ki AKP'nin seçim çalışmaları sırasında bazı ev kadınlarının gece geç saatlere kadar çalışmalarına göz yumulduysa. Eğer söz konusu iş hayatı olsaydı, böyle bir hoşgörü gösterilmezdi herhalde.) Ama yine de evde oturan geleneksel ev kadını ve anne örneğinden çok farklı bir yaklaşım. Hem de çok tutucu olarak bilinen bir örgütün çatısı altında.
Bunu neden mi vurgulama gereği duydum, çünkü haklı olarak baskıcı rejimlerden bunalmış olan komşu ülkelerimizi nelerin beklediğini gerçekten de bilemiyoruz. Bir kısmı daha fazla özgürlük altında daha fazla demokrasi ve kişisel özgürlükler anlarken, diğer bir kısmı daha fazla dini özgürlükler istiyor.
Örneğin Müslüman Kardeşler'in sözcüsü Mahmud Gozlan, Erdoğan'ı “Bizimle İsrail konusunda aynı pozisyonu paylaşan, ülkesinin itibarını koruyan saygın bir lider” olarak nitelerken, Mısırlıların İslami bir devlette ısrarcı olduğunu belirtmiş ve “Türkiye'de eğer bir erkek bir kadını yatakta bir başka erkekle yakalarsa onu yasalara göre cezalandıramaz, çünkü buna orada izin vardır. Bu açıdan Türkiye, İslam şeriatını ihlal etmektedir” demiş. Gozlan'ın, El Ehram Gazetesi'ne yaptığı açıklamada da, “Başka ülkelerin deneyimleri Mısır'da taklit edilemez. Türkiye'de laik devleti empoze eden şartlar, Mısır'daki mevcut şartlardan farklıdır” diye konuşmuş.
Yukarıda bahsettiğim genç hanım da acaba “devrimden” bunu mu beklemektedir? Öncellikle zina üzerine yakalanan bir kadının cezalandırılmasını? Ya da genelde İslam kadının örtünmesi ve bedeni cezalar dışında dünyadaki çevre, açlık ve de genel sömürü gibi sorunlara ne gibi çözümler sunuyor, sunabiliyor? Yoksa daha fazla dini özgürlükler talep ederken, farklı olanların kişisel özgürlüklerini mümkün olduğunca tırpanlamanın mı peşinde? Herkesin gerçekten de mutlu ve huzurlu ve de eşit insani koşullarda yaşayabileceği, gelişmiş ve refah Müslüman toplumları sadece hayalleri süslemekle mi kalacak?
AKP'ye bakacak olursak, kapitalizmi sorgulamayan, tam tersine ülkesinin kapılarını sonuna kadar ona açan, tesettür ve namaz olduktan sonra her türlü tüketimi teşvik eden, lider kültü etrafında kişisel özgürlükleri ve çoğulculuğu yavaş yavaş yok eden, totaliter ve erkek ağırlıklı bir toplum modeli çıkıyor karşımıza.
Her ne kadar batıya karşı kafa tutuyormuş gibi gözükse de, hiç olmadığı kadar batıyla işbirliği içersinde olan bir Türkiye. Globalizme sonuna kadar kapılarını açmış bir ülke. Daha kaç tane yeni AVM açılacak bu ülkede? Ne vakit tüketmek yerine üretmeyi öğreneceğiz? Bilimi nasıl geliştireceğiz? Akademik kurulları göbekten iktidara bağlayarak mı? İnşaat sektörü dışında herhangi konuda istihdam yaratmayı düşünüyor muyuz?
Yoksa batı Erdoğan liderliğindeki bir Türkiye üzerinden olduğu gibi Ortadoğu pazarına mı açılmayı hedefliyor? Müslümanlara da - en azından bir kısmına - dindarlık eşliğinde lüks tüketim hayatı fazlasıyla yetecek mi?
Şu anda yetiyor gibi.
Acaba Müslüman Kız Kardeşler bu konuda ne düşünüyor?
Zuhal Nakay
http://twitter.com/#!/sadevatandasnet
http://www.gazetemen.com/yazarlar
Bu içerik 4455 kez okundu
İçeriğin Orjinal Hali
http://www.sadevatandas.net/yorum16092011.htm
Etiketler: Müslüman Kardeşler Örgütünün Kadın Kolu - Müslüman Kız Kardeşler,Eğitimli ve Şehirli Kadınların Benzerliği,Sivil İsyanlar Ve Sonuçları,İSLAM,Güncel Sorunlar,erdoğan,akp,kapitalizm,Globalizm

Bu kadar kolay mı?
Siyaset17 Aralık 20102307 kez okundu
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu artık rakip!
19 Aralık 2010Siyaset2080 kez okundu
CHP ve İMAJ
23 Aralık 2010Siyaset1592 kez okundu
Kürt vatandaşlarımızı neler bekliyor?
27 Aralık 2010Siyaset3195 kez okundu
Müslümanların modernlikle imtihanı
31 Aralık 2010Siyaset1809 kez okundu
Yılbaşında kaçan fırsat
05 Ocak 2011Siyaset785 kez okundu
- En temiz okullara hediyeler verildiBölgeselBelediye Başkanı Adem Dalgıç ödül töreninde yaptığı konuşmalarda Tekirdağ Belediyesinin çevreye ve t
- Omuz Çıkığı Yer EtmesinSağlık10 çıkıktan sonra ameliyat gerekir
- 17 Ağustos Öğrencilerinden Şiir DinletisiBölgeselKartepe 17 Ağustos İlköğretim Okulu öğrencilerinin hazırlayıp sunduğu “Mısraların Kıyısında” adlı şi
21 Mayıs Pazartesi, 2012