Genel Uyarı

Bu sitedeki içeriğin Milliyet.com.tr ile ilgisi bulunmamaktadır. SizdenSize, tamamen üye sitelerin içeriklerinden oluşuyor.
Bu içerik 21 Ocak 2012 Cumartesi 4:11 de eklendi

Çiçekler, Kitaplar, filmler vs ve Medyatik Terapi

İnsanı bizler değil, onlara önerdiğimiz kaynaklar dönüştürürler...

Bazen bazı basit görünen sorular zihnimi meşgul ederler. Mesela evlenmek istediğiniz bir bayana bir demet çiçek verirsiniz veya gönderirsiniz ve o sizin bu jestinizden etkilenir. Peki, işin sırrı çiçekteyse, bunda çiçeği verenin payı nedir? Bunu fikrebilmesi midir? Ya da bayan zaten ilişkiye sıcak bakmaktadır da, tavrını ortaya koyacak bir vesile mi aramaktadır? Bu soruların cevaplarını ben de tam olarak bilmiyorum. Fakat şunu biliyorum: Bir bayana verdiğimiz, akıllıca seçilmiş olan ve bir demet güzel çiçek, bizim kendi başımıza inşa edemeyeceğimiz bir dönüşümü gerçekleştirmektedir!
Aynı şeyin eğitimde de önemli olduğunu düşünüyorum. İngilizce öğretmeni ve iletişim danışmanı olarak, öğrencilerime veya danışanlarıma kaynaklar önermeyi çok önemsiyorum.  Onlara, yine onlarla fikir alış-verişi yaparak, hedeflerine uygun medya araçlarını (makaleler, sinema filmleri, şiirler, videolar vs) önererek, onları kendilerini hedefleri doğrultusunda geliştirmelerine destek vermenin yararına inanıyorum. Bu yöntem, onların bir eğitimciye bağlı, ama bir yandan da ondan bağımsız bir şekilde gelişebilmelerini sağlamaktadır.
Ayrıca, bu yöntemin eğitim sistemine de yansıması gerektiğine inanıyorum. Sıkı bir telkinle yetiştirilen ve ne yazık ki daha güçlü bir telkin görünce, bu kez ona kapılabilecek olan zayıf bireyler yetiştirmek doğru değildir. Bunlar yerine, karşılarına çıkan şeyleri “hırpalamadan” sorgulayabilen bireyler yetiştirmemiz gerekir. “Hırpalamadan” diyorum, çünkü bu eğitim sisteminde amaç, önüne gelen şeyleri acımasızca ve ukelâ bir tavırla eleştiren bireyler yetiştirmek değildir. Amaç, bir fikri veya teklifi insafla, iyi niyetle, ama akıllıca sorgulayıp-anlamaya çalışan bireyler yetiştirmektir. Sorgulayıcı tavırlara sahip olan çocuklar ve gençler yetiştirme fikri, bazı eğitimcilerin ve bazı anne-babaların hoşuna gitmeyebilir. Ama ben sevdiklerine bile (edeple ve nezaketle) ihtilaf edebilen çocukların ve gençlerin, hayata atıldıklarında kolayca aldatmayacaklarına ve aldanmayacaklarına inanırım.
Ben, medya araçları kullanarak verilen bu eğitim şekline “Medyatik Terapi” adı vermekteyim. Burada söz konusu olan şey, gerçek anlamda tıbbî bir terapi süreci değildir akılda kalması açısından bu ismi tercih ettim.
Bu yöntemin yıllar içinde gözlemlemiş olduğum ve çeşitli yararları bulunmaktadır:
Bu yöntemle verilen bir eğitimde:
 
Öğrencinin veya danışan kişinin telkin almaktan çok, bazı şeylerle kendisinin yüzleşip kendi içinde bir keşif yolculuğuna çıkması mümkün olur.
 
Öğrencinin veya danışan kişinin kendi algı şekli ve öğrenme tarzına göre tavsiye edilen kitaplar, makaleler, filmler ve benzeri araçlarla fikir dünyası genişler ve çözümleri çoğalır.
 
Öğrencinin veya danışan kişinin sentez, analiz yapma ve çapraz bağlantılar kurma gibi becerileri gelişir. Farklı bir alanda öğrenmiş olduğu bir fikri, başka bir alanda kullanabilme kapasitesi artar.
 
Öğrenci veya danışan kişi, kendisinde saklı olan potansiyeli, bir düşünür-danışman eşliğinde zenginleştirir.
 
Kitaplar, makaleler, filmler ve okunmakta olan hikâye, şiir gibi edebî türler öğrenciye veya danışan kişiye çok geniş bir bakış açısı ve yeni perspektifler sunar.
 
Öğrenci veya danışan kişi, milyonlarca medya ürünü içinde boğulmadan, kaynaklara vakıf olan birisinin tavsiye ettiği ve doğrudan hedefe götüren dokümanlarla, yabancı dilini veya kendisini istediği şekilde geliştirme olanağına sahip olur
.
Öğrenci veya danışan kişi, dersler veya seanslar dışında da öğrenmeye, kendisini geliştirmeye devam edebilir ve dersler veya seanslarda da, net sonuçlara ulaşmaya hazır bir hâlde bulunur.
 
Bu tür bir eğitimin ülkemizde yaygınlaşmasını yürekten diliyorum.
 
Savaş ŞENEL
İngilizce Eğitim Danışmanı
& İletişim ve Yazarlık Koçu
savassenel@yahoo.com
savassenel@savassenel.com
Bu yazıma eşlik eden melodi: Vangelis: “West Across the Ocean”
Bu yazımla ilgili film önerim: Born Yesterday (1993)
Bu yazımla ilgili olarak kitap önerim: Savaş ŞENEL: “Hayatı Iskalama Lüksün Yok!”

Bu içerik 107 kez okundu

İçeriğin Orjinal Hali
http://www.savassenel.com/index.php/yazilarim/41-makaleler/130-ccekler-flmler-ktaplar-vs-ve-medyatk-terap.html

Etiketler: Medyatik Terapi,kişisel gelişim,gelişim,dönüşüm,kitap,kitaplar,film,filmler,sinema

Bu içeriği ekleyen site : savassenel.com/