Genel Uyarı

Bu sitedeki içeriğin Milliyet.com.tr ile ilgisi bulunmamaktadır. SizdenSize, tamamen üye sitelerin içeriklerinden oluşuyor.
Bu içerik 02 Mayıs 2012 Çarşamba 17:06 de eklendi, 3 kere paylaşıldı

Yabancı dil öğrenmek istiyorsanız, önce dinlemeyi öğrenmelisiniz!

(Kulaklarımızı daha iyi kullanabiliriz ve kullanmalıyız da!)

Merhum Ayhan Songar, bir yazısında ilginç bir araştırmadan söz etmişti Bu araştırmaya göre, işitme yeteneğini sonradan kaybeden kişiler görme yeteneğini sonradan kaybeden kişilere oranla daha çok depresyona giriyorlardı. Bunu okuduktan sonra, bir gün bir ilkokulun önüne gittim çocuklar teneffüstelerdi ve ben önce gözlerimi kapattım, onları dinledim. Sonra gözlerimi açıp, kulaklarımı tıkadım. Allah böyle bir sınav yaşatmasın, ama sesini duyduğum, fakat görmediğim bu manzarayı dünyayı hayal edip-aynı neşeyi duyumsayabilirken, o manzarayı gördüğüm hâlde, sesleri duyamayınca aynı derinliği hissedemedim! Ben temel olarak işitsel bir insan olsam da, o yazıyı okuduktan sonra dinlemenin ne denli önemli olduğunu daha iyi anladım. Fakat ne yazık ki kişisel gelişim adına bilmişlik yapan kişilerin, görselliğe yaptıkları aşırı vurgu, zavallı kulaklarımızı bize unutturuyor!

Herkesin gözü bilinçaltımızda

Reklamcılar, sinemacılar, hükümet vs herkesin gözü bilinçaltımızda. Biz neden bilinçaltımızı kullanmıyoruz?: Bunu yapmanın en iyi yollarından birisi, öğrenmekte olduğunuz dilde hikâyeler/ konuşmalar/ radyo yayınları dinlemektir. Çünkü dinlemek zamansızlığa da iyi bir çözümdür. Mutfakta, otobüste, metroda ve bir çok yerde dinleyerek yabancı dil öğrenebilirsiniz. Dinlemek sizi başka aktivitelerle paylaşır, ama seyretmek meşgul edici ve kıskanç bir etkinliktir.

Fazla kontrolcüyüz! İnsan uyur, bilinçaltı uyumaz!

Sözgelimi, yemek yaparken ya da araba kullanırken, bir şeyler dinlemek, “kontrolcü” ve “mükemmelci” kişilere pek yararlıymış gibi gelmez, çünkü kendilerini tam olarak veremedikleri bir etkinliğin yararsız olduğu hissine kapılırlar ve bu tür etkinlikleri pek önemsemezler. Hâlbuki araba kullanırken zaten kitap okuyamaz ya da yazamayız. Hiç değilse bir şeyler dinleyebiliriz. Mükemmelcilik, bizi bir şeyi görmekten alıkoyar: Biz yemek yaparken ya da araba kullanırken, bilinçaltımızın açık olduğunu, mesajları aldığını hatta bilinçaltımızın çok da savunmasız olduğunu unuturuz. Bu değerli hazineyi kullanmaz, ihmal ederiz.

Aslında çok vaktimiz var!

Yabancı dil öğrenirken bilinçaltımızı kullanabiliriz ve kullanmalıyız da. Yürürken, arabada, mutfakta yemek yaparken, tıraş olurken, makyaj ya da yüz bakımı yaparken, sözgelimi, hikâye kasetleri/ CD’leri dinleyebiliriz. Bu arada meşgul olduğunuz iş zihinsel bir çaba gerektirmiyorsa, dinleme etkinliğimiz sırasında sadece bilinçaltımız değil bilincimiz de öğrenme etkinliğine katılacaktır.

Mutfağınız dersane olabilir!

Öğrenmekte olduğumuz dilde bize düzensiz gelen ve ezberlemekle başa çıkamayacağımız bazı ayrıntılar vardır. Bilinçaltımız, bu düzensiz görünen ayrıntıları öğrenebilir, daha doğrusu zaman içinde edinebilir. Sözgelimi İngilizce’de telaffuz konusunda belli kurallar yoktur. Bir kural varsa, o kuralın bir sürü istisnası vardır. Bunları, öğrenmenin yanı sıra duyarak zaman içinde edinmek daha kalıcı ve etkili bir yöntemdir.

Ben de, öğrencilik yıllarımda, mutfak sırası bana geldiğinde, başka bir deyişle yemek ve bulaşık nöbetindeyken, yüzlerce kaset/ CD dinledim. Ellerim bulaşıkta, kulaklarım kaset-çalarımdaydı! Zihnim zaman zaman meşgul olduğum işe dalsa bile, bilinçaltım besleniyordu.

Çocuklar gibi dinleyin!

Dinlemek en başta fıtrî, yani insanın mizacına uygun bir dil edinim yoludur. Çocuklar böyle öğrenirler. Onlar okuma yazma bilmezler, sadece dinleyebilirler. Anne-babaları ve çevrelerindeki insanlar güzel konuşuyorlarsa, çocuklar da güzel konuşur. Tersi bir durumda, çocukların dil kullanımı da zayıflar.

Telaffuzunuz gelişir!

Öğrenmekte olduğunuz yabancı dilde sesli yayınlar dinlerseniz, zaman içinde telaffuzunuz gelişir. Bu gelişmeyi hemen farkına varmazsınız. Ama çevrenizdeki insanlar, özellikle konuştuğunuz yabancılar bu gelişmeyi farkedeip, size söylerler.

Öğrenmekte olduğunuz yabancı dil ile dost olursunuz!

Öğrendiğiniz yabancı dil, artık size “yabancı” gelmez, onunla duygusal bağ kurar ve “kanka” olursunuz. Konuşmalarınız yavaş yavaş ve siz farkında olmadan   akıcılık kazanır. Sözgelimi yemek yaparken, aynı zamanda entelektüel gelişiminiz ve dil gelişiminiz için de bir şeyler yaptığınızı görür ve özgüveniniz artar. Ayrıca dinlediğiniz sesli yayınlar, sizi genel kültür açısından da beslerler. Bir de zamandan tasarruf edersiniz. Bu bile modern insan için tek başına büyük bir avantajdır. Zihniniz öğrendiğiniz dile karşı elde ettiği bu yatkınlık, o dilde metinler okurken de işinize yarar. Ve tabi ki, öğrendiğiniz dilde nitelikli şeyler dinlemek, dinleme becerinizi güçlendirir. Zaman içinde, o dili konuşanları daha rahat anladığınızın farkına varırsınız. Yabancıların konuşmaları, size eskisi kadar anlaşılmaz gelmez.

Dinlemek sihirlidir!

Kendinizi dinlediğiniz şeylere verebildiğiniz zamanlarda sadece bilinçaltınızı beslemekle kalmaz, farkındalık içinde de öğrenebilirsiniz. Özellikle bir dili o dilin konuşulmadığı bir ülkede, yabancı dil olarak öğreniyorsanız, yapay bir dünya oluşturmanız gerekir. Sesli yayınları kullanmak, bu konuda çok işinize yarayacaktır.

Yabancı dilde bir şeyler dinlemenizin, sadece dinleme becerinizin ilerlemesine yardımcı olacağını düşünmeyin. Sözgelimi, bol bol İngilizce hikayeler dinlediğinizde, İngilizce okuma beceriniz, İngilizce konuşmanız ve İngilizce yazmanız da gelişecektir.

Bu arada artık kocaman walkmanler ya da CD çalarlar taşımanız da gerekmiyor. Küçük küçük elektronik cihazlar, binlerce ses dosyasını alıyor. Mutfağınızdaysa küçük ve ucuz bir kaset-çalar ya da CD çalar, büyük işler görebilir.

Bu arada ara sıra müzik de dinleyebilirsiniz!

Hep birlikte kesintisiz öğrenime başlayalım. Ne dersiniz?

Savaş ŞENEL

İngilizce Öğretmeni-Eğitim Danışmanı

& İletişim ve Yazarlık Koçu

savassenel@yahoo.com

savassenel@savassenel.com

Bu yazıma eşlik eden Şarkı: “Why Does My Heart Feel So Bad?” Moby

Kitap önerim: “Kültür ve Dil” Mehmet Kaplan

Film önerim: “Bicentennial Man” (1999)

Bu içerik 8985 kez okundu

İçeriğin Orjinal Hali
http://www.savassenel.com/index.php/yazilarim/41-makaleler/162-yabanc-dil-oerenmek-istiyorsanz-dinlemeyi-oerenmelisiniz.html

Etiketler: ingilizce,yabancı dil,ELT,İngilizce dinlemek,Bilinçaltı,İngilizce öğrenmek

Bu içeriği ekleyen site : savassenel.com/