Genel Uyarı

Bu sitedeki içeriğin Milliyet.com.tr ile ilgisi bulunmamaktadır. SizdenSize, tamamen üye sitelerin içeriklerinden oluşuyor.
Bu içerik 21 Aralık 2011 Çarşamba 15:50 de eklendi

Sözcüklerin çiftetellisi şiir/ 7

Bazı Edebiyat Dergileri yayımlayanların,emek verenlerin isimleriyle özseşleşmiştir.

 

 
 
BİR DERGİ:ŞİİRİ ÖZLÜYORUM(ŞİİR GÖZÜ)DERGİSİ

 
            Bazı Edebiyat Dergileri yayımlayanların,emek verenlerin isimleriyle özseşleşmiştir.Papirus Cemal Süreya’nın,Yapıt ve Yeni Olgu Kutluay Şakar’ın, Türkiye Yazıları Ahmet Say’ın,Dönemeç Hüseyin Yurttaş’ın,Yaba Aydın Doğan’ın,Kıyı Ahmet Özer’in,Sincan İstasyonu Abdülkadir Budak’ın isimleriyle  özdeşleşmiştir.Şiiri Özlüyorum da Fuat Çiftçi’nin adıyla özdeşleşmiş.
Avanos’da yayımlanan ŞİİRİ ÖZLÜYORUM  dergisi Ekim-Kasım -Aralık 2011’de 44. Sayısına ulaştıAyrıca Onuncu Yılını da kutluyor.”Kırıklar Atlası” adlı bir de 10.Yıl Kitabı çıkarmış Fuat Çiftçi.”Yıllılar Yıllığı-Şiirimizde 18 Yıl “ adlı seçki de Fuat ÇİFTÇİ’in titiz bir çalışmasının ürünü. Fuat Çiftçi, (d. 10 Haziran 1970, Kaman), şair. Öğretmenlik yapmaktadırŞiiri Özlüyorum - Şiir gözü, Yom, Hürriyet Gösteri, Kitap-lık, Akatalpa, Budala, Bireylikler, Çağdaş Türk Dili, Özgür Edebiyat, Temren dergilerinde şiirleri ve şiir üzerine söyleşileri - yazıları yayımlandı. Şiiri Özlüyorum - Şiir Gözü Dergisi’ nin sahipliğini ve editörlüğünü yapmaktadır. (Şiiri Özlüyorum - Şiir Gözü 2003 Ağustos ayında yayın hayatına başlamıştır ve Nevşehir’in ilk şiir dergisidir.) Çiftçi, "Bağımlılık- Şiir " adlı, kişisel manifestosunu yayımladı.
1990 Yılında kendi çabalarıyla, art arda Toros Dağlarına Gümüş Giyindim ve Tedirgin, Yalnız, Kuşkulu adlı şiir kitaplarını yayımladı. Ufuk Bir Ustura adlı, kendi şiirlerinden oluşan şiir bülteni çıkarttı. Aynada Arbede, Ocak 2005’te Yom Yayınları’ ndan çıktı. Temmuz 2008´de Bağımlılık- Şiir adlı deneme/ eleştiri kitabını yayımladı.Hayal Yayınları´nca Ağrılı Renk adlı şiir kitabıyla göründü. (Ağustos 2009) Çiftçi, Ağrılı Renk ile 2010 Behçet Aysan Şiir Ödülü´nü aldı. En son, Şiiri Özlüyorum Kitaplığı´ndan poetik denemelerini içeren Hilesiz Vesika adlı kitabını yayımladı. (Ağustos 2010) Poetik-A , Yıllıklar Yıllığı (2010) ve Kırıklar Atlası (2011) adlı üç seçkiye de imza attı.
1989 yılında Hey Dergisi yılın ozanı, 90 yılında Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti şiir ödülü (3.lük), Bursa Amatör Sanatçılar Derneği şiir mansiyon (1991), 1994 – 1997 tarihleri arasında Uludağ Üniversitesi’nce düzenlenen şiir yarışmalarında 2.lik, 1.lik ve mansiyon ödüllerini aldı.

Çiftçi, 1982 yılından bu yana Avanos’ta yaşamaktadır.

ŞİİRİ ÖZLÜYORUM,Anadolu’da son yılların en uzun soluklu Edebiyat Dergisi.Bunda Fuat Çiftçi’nin  özgün ürünler konusunda seçici duyarlılığını sergilemesinin büyük payı var.Nitelikli şiirleri,edebiyat ve şiir üzerine doyurucu yazılarıyla okurun ve edebiyatla ilgilenen her kişinin bilgi dağarcığını zenginleştirecek bir dergi.Terine sağlık Fuat ÇİFTÇİ dost.

*Mustafa Durak ‘Yineleme ve Felsefe’
*Percy Bysshe Shelley ‘Bir Şiir Savunması’
*Fuat Çiftçi ‘Hiçlikle Çiftleşmek – Karşı Günlükler (13)’
*Ayten Mutlu ‘sesin senin’ *Ahmet Ada ‘annemin öldüğü doğru değil’ , ‘geçti, geçti o çılgın yıllar’ *Hüseyin Çiftçi ‘Obruk (10)’ *Ayşe Nâlân ‘minyatür atın ölümü’ *Hüseyin Peker ‘topraktepe’ *İlhan Kemal ‘araf’ *Fuat Çiftçi ‘saatteki güreş’ *Mustafa Ergin Kılıç ‘sertavul!’ , ‘(ı)sınır’, ‘iç meselesi’ *Muammer Can ‘Krizantem’, ‘dişlenmiş kızıl elma’, ‘aşk ve kavga’, ‘hesaplar benden’ *Serdar Aydın ‘BLUes ve CAZ ŞİİRLERİ: geceye blues’ *Koray Feyiz ‘/sakal’ *Selami Karabulut ‘uyandığım yer’ *Cevahir Bedel ‘terkedişin şöleni’ *Seyhan Kurt ‘sınırda bir ülke’, ‘yedi’, ‘site’ *Gökben Derviş ‘kara sarı mutluluk’ *Fatma Aras ‘vazoda kan karanfil’ *Özlem Tezcan Dertsiz ‘yalnız geceye abece’ *Arzu Eşbah ‘orontes uvertürü’, ‘dilteng’ten sonra karalamalar / beşinci tablet gizli özneye ifşa niyetine üç beş dize’ *Abdurrahman Akkuş ‘hayat ? yaşamak’ *Naci Bahtiyar ‘şahin’ *Osman Tekin ‘kül, tablo ve yağmur’ *Serkan Gezmen ‘Baktığındır’ *Taner Cindoruk ‘duvar’ *Tamer Kaç ‘yankısız infaz’ *Güntürk Üstün ‘topların, rüzgârların ve dalgaların dili’ *Yıldırım Vural ‘ardak’ *Pemra Oğuz ‘josef’, ‘Kızımı Yalnız Gömün’ *Derya Yıldız ‘ayaklanmalar’ *Elif Reyya Naz ‘yarım gülüş’ *Erman Bazo ‘eşik altüstü’ *Murat Çelik ‘kalbürüstü zamanlar’ *Hasan Çapik ‘somon balığı ve göç’ *Bahtiyar Arslan ‘Çisenti’ *Abdullah Eraslan ‘şiir inceliği’ *Murat Dalgın ‘göze sığdırılamamış akordeon’ *Gültekin Emre ‘kara yol’
*Fuat Çiftçi ‘Serdar Aydın İle Aphrodisia’lar Üzerine Söyleştik’
*Pablo Neruda ‘bu gece yazabilirim’ (Şaban Öztürk çevirisiyle)
*Zeki Karaaslan ‘Şiirin Bahçesinde Dört Şiir, Dört Şair Sina Akyol, Elif Sofya, Melih Elhan, Şeref Bilsel’
*Hakan Bilge ‘Kadınlar Ne İster?’
*Neslihan Perşembe ‘Uykusu Kaçan Çiçekler/Kadınlar’
Şiiri Özlüyorum 10. Yaş Gününde Hep Şiirle!

ŞİİRİ ÖZLÜYORUM 2011/ 44. sayısından sizler için Fatma ARAS’ın  “vazoda kan karanfil” şiirini sizlerin beğenilerine sunuyorum.
 
Babam derdi,eksiğimin olduğu yerde var kesiğim
Siyah çelek bırakır saçların ortasına.
 
Tarih yazar göğsümde ihtiras
Uzun yasım
Sabahı ölü kardeşim…
 
Ateşin düştüğü yerde son nefesler buruşur.
 
Dağlar çekilir arkasından
Süngülenen karanfiller dökülür toprağa
Ah ! dalımı döver yüreğim.
 
Hocalı’da kara ekim acısı kusur dolu bohçada
 
Ağrıyan yerlerim şimdi,hiçlenmiş kara/bağlar…
.
 
 
BİR KİTAP:PERDESİZ-DİDEM GÜLÇİN ERDEM
 
 
 
 
 

                  Didem Gülçin ERDEM, 1989 yılında Malatya’da doğdu. İstanbul Beykent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı ile Psikoloji bölümlerinde öğrenim gören şair, 2008 Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü Başarı Ödülüne Hasar adlı şiiriyle,2009 Homeros Şiir Ödülü’ne,Şairin ilk kitabı olan “Perdesiz”, 2009 Memet Fuat Genç Şiir Ödülü’ne ve Arkadaş Z.Özgür Şiir Ödülü Jüri Özel Ödülüne değer bulundu. 2004’ten bu yana, Alaz,Elİz Edebiyat,Kurşun Kalem,Lacivert,Özgür Edebiyat,Yasak Meyve,Şiiri Özlüyorum,Türk Dili dergilerinde şiirleri yayımlanıyor.   

                İzmir’de yayımlanan Alaz Dergisinde şiirini okuduğumda dizelere hükmeden imgelerini çarpıcı bulmuştum.İlginç bir biçeme sahip,sağlam dizeleri var,sıradan gibi görünen dizler bir sonraki dizlerle çarpıcı bir üsluba bürünüyor,şiire büyülü bir özgünlük,erdemce bir kimlik kazandırıyor."böyle geldiğin gibi gitme, eksiliyorum."  "kan kaybından değil sen kaybından olacak sonum." “kirpiklerim aralıktı bir köy kurulacağı zaman/ben evler bitsin diye bekledim bitti bakmışım gökyüzü” “dördün altıya olan düşkünlüğünü bilirim/herkes bilir üç o kadar aramaz yediyi”

Didem Gülçin ERDEM,söz sanatlarını ustaca kullanmış,şiir severin belleğinde bıraktığı derin izler dışında,okurun da alışılmış algılarını

aynı ölçüde tersine çevirmiştir.”orman tüm sınıfların bir arada okuduğu/bir köy okuludur ve böyle durumlarda/sevseniz de sevmeseniz de /yoklamaya geç kalan bir ırmak aranır.”(benzetme) “bazen bir ağaç dadenize inmek ister/dalına budağına bakmadan.”(kişileştirme)

Ayrıca şair geleneksel şiirimizin biçimsel yapısından çok,özünü özümsemiş,dize sonlarında ses benzerlikleri kurma çabasına girmeden,kendini kısıtlamadan,bocalamadan,her dizenin hakkını vererek kendi özgün şirini kurmuştur.Bu titiz emeğinin ödülünü de almıştır şair hem okurdan hen …jürisinden.     

Didem Gülçin ERDEM’in perdesiz adlı kitabından iki şiirini paylaşmak istiyorum sizlerle

 

 

                                UZUN BOŞLUK
rumeli´de gece yatısına kalmış sekiz harfin varsa
gerisini dilinin varmadığı bir uykunun dibinde kullan

oradaki boşluğu bana ayırmanızı seviyorum
durduk yere bir akşam çıkarmanızı, sarma tütünleri
kimsem dururken hemen şuradaki boşluğu

bu yüzden tek katlı evlerin salonlarında cuma da olsa
ayna kırmak hep birikmiş bir çift göz

uzun boşluk o şehirde terk edilir diyen çocuk ağzı
susmaktan ne büyük
bir de kimse derken görebilsen kendini ama kalkıp gidersin
durulmaz o ağzınla senin

dün olmamış sanki kadar eller çenede bekletilecek
dördü özenle yan yana biri hep sarayburnu´nda
onun yeri bundan on yıl kadar önce kapı önümüzdü
ama bakın orada da kuşlar var biraz güney işi de olsa

siz öyle duruyorsunuz uzanmış bir kadın bileği kadar
orada öyle bakıyorsunuz bir de üstelik cam kenarı

bundan mı bilmem
derin uykum hevesli bir asya ile başlıyor

didem gülçin erdem

@5159919

4. her şiirinden ayrı bir lezzet alınabilen ender şairlerdendir aynı zamanda...

5.       

6.     
PERDESİZ


çıktığım en yüksek çatı şehre çizgileri öğütle
mahalle aralarında öyle susuyor çocuklar

bu işin bir de kışı var kazak yakılacak vakitleri
kurtarılmamış ortaçağ kenti olacak gözlerinin altı
orada haberi yok köy korucularının ara renklerden
ceviz deyince hala terliyor birinin el yazısı
evler dururken, evler dursun, ben camlardan cumartesi

seksen altı senesinde ilkbahar bir serçe ölüsüydü
bağışlamak nergis hastalığı bunu boynumla işiniz yoksa

siz de mayısta öğrendiniz seksenlerden bir tek
soğuktan dönmüş annelerin kaldığını
‘ilk görüş günü beyaz giyilmez’ bir İstanbul yapımı

yine ses düşmesi gecenin hangi harfine baksan
onlar avuç içinden de sorulmaz

yüzüm aktı geldi omzuna bağışla ısrarımı
bak orada da tatlı yeşil uykular var ağzından başka
hangileri bükülmüş hali bakışlarının

kapıya sıkışan parmağa sorarsan
yarın Kırmızı Köprü önlerinde tersten okunan bir cümle

 

 

BİR ŞAİR:NEFİSE TUŞAYE KARATAŞ

  Nefise Tuşaye Karataş 1978 Denizli doğumlu, Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler mezunu. Şiir ve yazıları Lacivert, Taflan, Koridor, Alaz, Öykü Teknesi, Denizsuyu Kasesi, Karşın, Afrodisyas Sanat, Eliz Edebiyat, Kıyı, Berfin Bahar,Damar, Güney, Ada, Şehir, Sunak, Kent ve Sanat, Yazılıkaya, Mor Taka gibi birçok dergide yayınlanIyor.. Kitapları “Çık Su Yüzüne” (1999) :Ödülleri: "Kayıt Dışı" adlı şiir dosyasıyla Ali Rıza Ertan Başarı Ödülü(2010), 21. Yüzyıl Ömer Hayyamları Aranıyor"  yarışmasında mansiyon(2008) aldı.Son dönemde edebiyat dergilerinde yayımlanan şiirleriyle eleştirmenler tarafından olumlu eleştiriler alan,dikkat çeken şiirleri ilgiyle okunan bir şair Nefise Tuşaye Karataş.İki şiirini beğenilerinize sunuyorum.

 

        RÜYA
 

acılardan eğrilerek ayaklandı yüreğim

kayalardan sıyırtarak aştı ışıksız çehrelerini

yarı insan, yarı hayvan kabartmalı

çan yankısıyla tünelden

 

öyle davetkardın ki

gözlerine emanet ediverdim kinimi

dinginleştim göçebe çadırlarının sofralarında

bir tutam tuz gibi paylaşılarak

ve lirik bir parçada aya tempo tutarak

rüyalar arası ip atladım

 

ellerin çirkinleşir o tumturaklı saati gösterirsen

saçlarım

saçlarımı tutma ipim kopuyor

dağılıp dönüşmüş olmalıydı emanet ettiğim kin

zamanı taşırmayı öğretmişken kendi inimden

kandilsiz yürümeyi

bir aslanın kuyruğuna değerken

 

gözlerim

gözlerime dokunma

tüm dillerin anlamsızlığını okurken

saat kaç?

Nefise Tuşaye Karataş

MUŞTU

Aklını kaşıdı göçmen taşıdıkları

Karıncalar gövdesinden allı mısır

Gocunmadı lale ısırgana terlemekten

Onunla ıslanmaktan inat tay

Sütü sağıldı bereketli ineğin

Altında fistanlı türkü

İpil ipil yollar bebe uykularını

Kınalı oyunlara çapaklanan ninni

Alnından havalanır martı sürüleri

Simit taşıyan ellerinden balonlar

Erimez böyle batarken

Güneşin kucağına çocuklar

Top tüfek de kussa uçaklar

Zincirini kıran umutla beslenir dünya

Saksılar oynar yerinden

Toprak cümle kardeştir anla

Her sokak arası sarmaşık dansı

Enine boyuna gül talebi mesela

Uzakta ayaklanmış çan sesleri

Pürü etekli dağlarımıza

İner muştu kanatlı serçe

Kırgınlık bilmeden yaşaran bulut

Tedirgin bir yaprağı masallar

Ayaklarımda şavkıyan göle

Konuşan trenler yaslanır sabaha

Umarsız geçilir daldan budaktan

Güler akasya dillenen kabuk

Koş ve çağır tut ve dağıt sevda!

Nefise Tuşaye Karataş

Kemal BAYRAKÇI                 

Bu içerik 266 kez okundu

İçeriğin Orjinal Hali
http://www.yenimuhalefet.com/index.asp

Etiketler: şiir,edebiyat,dergi

Bu içeriği ekleyen site : yenimuhalefet.com/index.asp