Genel Uyarı

Bu sitedeki içeriğin Milliyet.com.tr ile ilgisi bulunmamaktadır. SizdenSize, tamamen üye sitelerin içeriklerinden oluşuyor.
Bu içerik 31 Ocak 2012 Salı 5:39 de eklendi, 15 kere paylaşıldı

Teoman... Melankolinin kankası, alkolün ve sigaranın manevî çocuğu

Teoman: Derin duyarlık

Bu yazımda, şöhretlerin ne denli acı çektiklerini vs. anlatmayı planlamıyorum. İşin aslı şöhretlerin değil, onları takip eden insanların ikiyüzlü bir yaşam sürdüklerini düşünenlerdenim. Eleştirilerimle birlikte, Teoman’ı sıra dışı bir duyarlığa sahip bulunan, muhtemelen iç hüznüyle başa çıkma yolları arayan bir sanatçı olarak görüyorum. Bu sebepten dolayı, ben bir şair olarak, bir şarkıcının ve söz yazarının bu duyarlıkla nereye doğru gideceğini merak ederek, onun durumunu hüzünle ve daha çok ilgiyle takip ediyorum.

3. konser

Teoman’ı 3. Kez dinleme şansım oldu. İlk ikisinde bira şirketlerinin sokulamamış olduğu, nezih bir üniversite ortamı olduğu için, onun şarkıları seyircilerin arasına sızmadı. Sadece Teoman alkollüydü. Dinleyiciler arasında bira servisi yapılmıyordu. Dinleyiciler gayet ayıktılar parlayan gözleri ve kulakları fark edince, Teoman da âdeti olmadığı hâlde, sahnede küçük bir konuşma yapmış ve bir anısını anlatmıştı.

Anlamak istediğim, ama yaşamak istemediğim şeyler

Teoman’ı dinlerim onun şarkı sözleri ve müziği duyumsamak istediğim, ama bizzat yaşamak istemediğim bir hayatı bana hissettirirler. O hayatı yaşamak yerine, hayalen duyumsamak işime yarar çünkü duyumsadığımda, öyle bir hayatı neden tercih etmediğimi bilmek kolaylaşır. Zira bir şeyi neden yaptığınızı veya yapmadığınızı bilmiyorsanız, o ya bir alışkanlıktır veya inat hâlidir. Bense sebat hâlini severim. Çünkü inatla veya sadece alışkanlıkla sürdürülen tavırlar, uzun soluklu olmazlar. Ama sebat hâli, kalbinizi ve zihninizi tatmin eden sebeplere dayanır ve bu sebeplerin farkında olduğunuz sürece yolunuzda gidersiniz.

Teoman ve kadınlar…
Teoman, işini çok iyi biliyor tam bir sahne adamı. Herkesi ve özellikle kadınları çok etkiliyor. Kadınların iç dünyalarını, ne denli kırılgan olduklarını, “çok kadın hiç kadındır” sözünü bilmeyen ve dolayısıyla önyüzün peşinde olan erkekler, Teoman’a gıpta ediyorlar. Ama kadınların bu kadar ilgisini çekmenin iç acıtan bir püf noktası olduğunu bilmiyorlar. Bir erkeğin kadınları bu kadar etkileyebilmesi için, onlarla çok zaman geçirmiş bulunması, onları kanıksamış olması gerekir. Bu da, bir erkeğin hayatta en merakâver-ilginç bulmacasını ve heyecanını yitirmiş bulunduğu anlamına gelir. Bir şeyler yaşamış, görmüş, artık bir süreci bitirmiş olmanız veya çok iyi bir gözlemci olmanız lazım. Teoman'ın ise sadece gözlem yapmadığı açık. Teoman’ın şarkı sözleri, bir şeylerin artık bittiğini ve geri gelmeyeceğini anlatıyor. Hayat garip, karşınızda binlerce bayan hayranınız kendilerinden geçmiş durumdalar, ama artık bunun sizin için çoğunca ticarî bir anlamı bulunmaktadır.
Stockholm sendromu

Teoman'ın içinde bulunduğu hayatın en büyük mağduru kadınlardır ama onun hayranlarının çoğu da kadınlarmış. Peki kadınlar zorla mı mağdur oluyorlar? Belki hayır, ama gece hayatı, alkol, sigara ve düzensiz duygusal dalgalanmalar, kadınları daha derinden etkiliyor ve yoruyor. Aynı şeyleri, erkeklerle, aynı şartlarda ve aynı süre yaşasalar bile, hassas kadın ruh ve yapısı, erkeklerden daha çok yorulup-inciniyor. Başka bir deyişle, bu konuda bir eşitlik söz konusu değil. Aslında ve belki de müziği ve şarkı sözleri kadınların dünyasını daha iyi anlatıyor veya hayatı ancak kadınların duyumsayabileceği şekilde anlatıyor veya onların tarafından anlatıyor. Ama sonuçta, Teoman, anlattığı ve bir bakıma eleştirdiği hayatı sürdürüyor. Fakat dikkatimi çeken şey, konsere gelenlerin yaş ortalamasının düşük olduğuydu yani yetişkin kadın sayısı pek fazla değildi. Belki de onlar, Teoman'ı daha çok kendi mekânlarında dinlemeyi tercih ediyorlardır bilemiyorum.

Teoman Kadınları anlatıyor, ama anlıyor mu?

Bir insanı veya insanlar grubunu anlamayı, “onların gerçekte neye ihtiyaç duyduklarını ve neyin peşinde olmaları gerektiğini önermek olarak” düşünürsek, “Aslında Teoman kadınları anlamıyor” diyebilirim. Bir kitlenin, zaaflarını ve hayallerini bilmek veya hayatı onların duyumsadığı şekilde yorumlamak veya sunmak, onları anlamak anlamına gelmez. Onların gerçekte neye gerek duyduklarını, onların anlık neşelenme taleplerine rağmen, sabırla ve hatta bazen inatla dile getirebiliyorsanız, onları anlamış sayılırsınız. Yoksa insanların sapkın da olsa, duygularını dile getirmek ve "bakın sizin söyleyemediklerinizi ben söylüyorum" demek, onları anlamak değildir. Devamında, insanların aslında onları incitecek olan duygu ve beklentilerini doğru olanlarıyla değiştirmeye teşvik etmiyorsanız, insanları anlamış olmazsınız onları kullanmış olursunuz. Bir yandan da Teoman'ın seslendirdiği şeyler, bireyin resmî ifadeleri değil, bazen kalbinin, bazen ruhunun çoğunlukla da nefsinin ifadeleridir.

Teoman’ın bir diğer becerisi
Teoman’ın bir başka becerisi de, aslında yaşaması o kadar da keyifli olmayan şeyleri, merak uyandıran bir şekilde anlatması. Bu aslında şairlerin bir özelliğidir. Sözgelimi televizyonda bir annenin ölüm haberini duyarsınız ve etkilenmezsiniz, ama Sezai Karakoç’un “Anne ve Çocuk” adlı şiirini okuduğunuz zaman, bunun ne acı bir şey olduğunu derinden duyumsarsınız. Şiir aslında konuyu hak ettiği düzeyde duyumsamamızı sağlar. Ama Teoman, bunun tersini yapıyor yani aslında süreç veya sonuçları itibariyle tatsız olan şeyleri, aslında olmadıkları ve hak etmekleri kadar cazip bir hâle getiriyor. Siz öyle bir şey yaşasanız, belki ve aklınız varsa, Teoman’ın anlattığı acıyı duyarsınız, ama büyük ihtimalle onun anlattığı keyfi almazsınız!

Sigara ve alkol

Sigarası ve alkol bol olan Teoman konseri, Teoman’ın gemisini çok iyi yürüttüğünü, ama gemisinin nereye gittiğini bilmediğini veya bununla ilgilenmediğini gösteriyor.

18 yaşından küçük yaşlardaki gençlerin de olduğu kalabalık içinde bira servisi yapılan ve bazı alkollü gençler üzerimize yıkılmasınlar diye yeğenimle sık sık yer değiştirdiğimiz bir ortamda Teoman’ı dinledik.

Bütün bu derin duyumsamaları içinde, aslında Teoman'ında bildik bir çarkın parçası durumunda bulunduğunu, Teoman’ın melankolinin çocuğu olması yanında bira sigara şirketlerinin manevî ve belki de malî çocuğu olduğunu bir kez daha anlamış olduk!
-
Savaş ŞENEL
İngilizce Eğitim Danışmanı
& İletişim ve Yazarlık Koçu
Bu yazıma eşlik eden melodi: Teoman: “Yollar”
Film önerim: America’s Sweethearts (2001)
 
Bu yazımla ilgili olarak kitap önerim: Hyrum W. Smith: “Roller, Değerler, Misyon”
Şiir önerim: “Esrime”

 

Bu içerik 3050 kez okundu

İçeriğin Orjinal Hali
http://www.savassenel.com/index.php/yazilarim/41-makaleler/138-teoman-melankolinin-kankas-alkoluen-ve-sigarann-manevi-cocuu.html

Etiketler: Teoman,müzik,Alkol,bira,sigara,melankoli,konser,Teoman konseri

Bu içeriği ekleyen site : savassenel.com/