Ya Hepsi Birden Bırakırsa?
Süper Bölgesel Güce Süper Bölgesel Vergiler
Şaka yapmıyorum, çok ciddiyim. Ülkemizde bir gecede tüm sigara ve içki tüketiminin sıfırlandığını düşünün. Kimse artık ne tütün ne de alkohole el sürmüyor. O zaman sevgili hükümetimizin bu kaynaklardan elde etmeyi umduğu okkalı vergi gelirinin yerini ne dolduracak? Ekonomimiz mi çökecek? Bütçeyi nasıl dengeleyeceğiz?
Eyvah ki, ne eyvah!...
Ancak korkuya mahal yok, çünkü çok şükür ki sigara ve alkohol alışkanlığı olanların bu “mereti” o kadar kolay bırakmalarına imkân yoktur. Gerekirse boğazlarından keserler, sigara ve içkiyi kes(e)mezler. Bunun böyle olduğunu cümle âlemle beraber bizim pragmatik siyasilerimiz de bildiği için, bu vergileri gönül ve oy rahatlığı içersinde uyguluyorlar.
Mutlulukları adeta yüzlerine yansıyor. Bülent Arınç'ın da geniş bir tebessüm eşliğinde belirttiği üzere bu vergiler halkın çoğunluğunu (özellikle AKP'ye oy vermiş olanları) pek etkilemeyeceği gibi genel olarak insanları bu zararlı alışkanlıklardan uzak tutarak “hayırlara” da vesile olacak. Yani bir taşla iki kuş vurulmuş olacak.
Bu kadar maharetli ve dini bütün bir iktidarı nasıl alkışlanmaz ki?
Alkış. Alkış. Alkış.
Yalnız din dediniz mi, biraz daha ayrıntılı bakmamız gerekecek. Sigaraya bir kenara bırakalım, onu içen çok – kadını ve erkeğiyle dindarlar dâhil. Ancak içki konusu net, dini bütün olanlar genelde içmiyor. O konuda şöyle bir incelik de var, dinini samimiyetle uygulayanlar hiçbir şekilde bilinçlerinin “buğulanmasını” ve nefislerinin az da olsa zayıflayıp gevşemesini istemezler. İbadetler ve özellikle namazlar günlük hayatlarını çok disipline ettiğinden, gevşeyip rehavete kapılmak onlar açısından çok arzu edilir bir ruh ve beden hali değildir. Tam aksine bilinçlerinin her daim açık olmasını isterler. Zaten manen yeterince rahatlamaktadırlar.
Ama dini bütün olanlar aynı zamanda faizin de yasak olduğunu bilirler. Çünkü emek vermeden para kazanmak dinimizde ve bütün dinlerde yasaktır, haramdır. Ancak dini bütün iktidarımız hiç olmadığı kadar çok ülkemizi adeta bir faiz cennetine çevirdi. Tüm dünyaya gelin paranızı en zahmetsiz ve bol karla bizde işletin, adeta faize boğulun dedi. Gördüğüm kadarıyla tüm cemaatler dâhil, hiç kimseden de itiraz işitmedi.
Tam aksine ülkemize akan “sıcak” parayla dönen ekonomik çarklar dini çevreleri hiç olmadığı kadar zengin ve mutlu etti. Hem de öyle böyle değil. İşini hakkını vererek ve dosdoğru olarak yapanların hayallerinde göremeyecekleri ve zaten kabul etmeyecekleri kadar büyük paralar döndü ve dönüyor.
Ama dini çevreler bundan hiç rahatsız olmuşa benzemiyor, tam aksine kapitalizmin kitabını yeniden yazıyor. Sonra da dönüp, yine dinen asla yeri olmayan fahiş zamlarla kendince sembolik bir dindarlık taslıyor.
Yerseniz!
Anlayamadığım diğer bir husus da şu madem çok azınlıkta kalan bir grup söz konusu, o zaman o devasa vergi beklentisi nasıl oluşuyor. Demek ki o kadar da azınlıkta değiller içki ve sigara kullananlar. Ama iktidar tarafından sömürülmeye çok müsaitler. Hem siyasi hem de manevi açıdan.
Galiba şöyle bir ön kabul var, içenlerin çoğu genelde AKP'ye oy vermeyen beyaz elitler. Paraları da var. O zaman keyiflerinin (ve de oy vermemiş olmanın) bedelini ödesinler. Parası olmayanlar ise bu vesileyle akıllarını başlarını devşirip doğru safta yer almasını öğrensinler. Daha fazla can sıkmasınlar! (Sözüm size sigara tiryakisi dindar muhalifler.)
Tabii bir de “karma azınlık” var, örneğin çarşafıyla veya kafasındaki takkesi ve çember sakalıyla cipinde sigarasını tüttürenler. Onların da çok şükür para sorunu yok. Ama bir de işsiz oğlunun sigara parasını denkleştirmeye çalışan anneler grubu var. Kasabalarda hiçte azımsanmayacak sayıdalar. Onların işi bundan sonra her açıdan daha da zor olacak. Cep telefonu, elektrik ve doğal gaz zammıyla beraber bütçeleri iyiden iye delik deşik olacak.
Viskisini seven liberallere ise hiçbir şey olmayacak. Onların parasız günleri çok geride kaldı ya da zaten hiç yoktu. Onlar her daim istatistiklere girmeyen azınlık olmanın keyfini yaşamaya devam edecekler.
İşin ilginç yanı, bu vergiler depremde geçici olarak konulan özel tüketim vergileriydi, ama o kadar çok sevdiler ki ülkeyi yönetenler tarafından, daimi vergi statüsüne geçiriverildiler. Yani daha çok bize veya bizim gibi ülkelere haslar. Ama bölgesel süper güce de böyle bölgesel süper vergiler yakışır.
Baştaki sorumuza geri dönecek olursak: Ya içen tüttüren kalmazsa bu ülkede, kimden vergi alınacak?
Önerilerim: Belli bir yaştan sonra hala Nutella yiyenlerden. “Muhteşem Yüzyıl” gibi muhafazakâr kesimin asabını bozan dizi seyredenlerden. İkinci, üçüncü ve dördüncü eşi olanlardan (acilen).
Koy vergiyi gitsin.
Zuhal Nakay
http://twitter.com/#!/sadevatandasnet
http://www.gazetemen.com/yazarlar
Bu içerik 6012 kez okundu
İçeriğin Orjinal Hali
http://www.sadevatandas.net/yorum15102011.htm
Etiketler: Sigara Ve İçki Zamları,AKP - Bülent Arınç,Faiz,Sıcak Para,Sembolik Dindarlık,Beyaz Elitler,Karma Azınlık,Liberaller
Macit Cününoglu tüm yorumları (9) 17/10/11 12:02

Bu kadar kolay mı?
Siyaset17 Aralık 20102310 kez okundu
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu artık rakip!
19 Aralık 2010Siyaset2081 kez okundu
CHP ve İMAJ
23 Aralık 2010Siyaset1593 kez okundu
Kürt vatandaşlarımızı neler bekliyor?
27 Aralık 2010Siyaset3196 kez okundu
Müslümanların modernlikle imtihanı
31 Aralık 2010Siyaset1810 kez okundu
Yılbaşında kaçan fırsat
05 Ocak 2011Siyaset785 kez okundu
- "Allah Evrimle Yaratmış Olabilir" YanılgısıBilimDarwinizm, gerçekte, canlı türlerinin kökenini madde faktörüyle açıklayabilmek için verilen mücadele
- Düğüne GöreSağlıkEvlenmek yepyeni bir dünyaya adim atmaktir. Bu dünyaya adim atmadan önce ruhen ve bedenen rahatlamak
- İşte gazetelerde iş ilanlarının anlamlarıSektörlerSenelerini ve emeklerini veren teknik elemanlara verilen gazete ilanlarını nasıl hiç düşündünüz mü?
23 Mayıs Çarşamba, 2012