Galatasaray'da kaleci sorunu
“Arda’nın değeri kaç milyon avrodur?” sorusuyla beraber akla “Arda satılacak mı?” sorusu gelir
Galatasaray’da kaleci sorunu nasıl çözülür diye sorunca “Galatasaray’da kaleci sorunu mu var?” diye ikinci bir sorunun peşinden gelmesi kaçınılmaz. Tıpkı “Arda’nın değeri kaç milyon avrodur?” sorusuyla beraber akla “Arda satılacak mı?” sorusunun gelmesi gibi.
Denizlispor maçına değin Galatasaray’da belirgin bir kaleci problem yoktu. Daha doğrusu köy görünmediğinden kılavuzsuz yol alınamıyordu. Son Denizli maçı artık köyün göründüğünün ve kılavuza hacet kalmadığının apaçık delili oldu.
Muhtemelen devre arası transfer döneminde estirilen fırtına ve o fırtına esnasında “fikir fırtınası” ile sayılan isimler içerisinde Leo Franco’nun da adının geçmiş olması yangını körükleyen bir faktör olmuş. Ya da bize göre öyle diyelim.
En başa dönüldüğünde bu takıma kaleci lazım mı sorusunu sormak gerek. Daha doğrusu bu takıma yabancı bir kaleci lazım mı? O zaman her şey arapsaçına döneceği gibi bir anlamı da olmaz. Eskiye dönmeyip bugünden bahsedelim. Leo Franco gönderilmeli miydi?
Bir futbolcuya “seni göndermek istiyoruz” imasını verdiğinizde artık pimi çekilmiş nur topu gibi bir bombaya kavuşmuşsunuz demektir. Hele ki bu kaleci ise durum daha da vahimdir, el bombasından ziyade adını bilmediğim o güçlü patlayıcılardan biri haline geliverir. Nitekim Denizli’de bunu herkes gördü.
Takımda fazlalıkmış hissine kapılan Franco bir anda gitmek istedi. Garip ve aykırı olan gitmeyi istediği vakitte maç oynanıyor olması ve hayret ki kendilerinin kalede bulunması idi. Yoksa bize karışmak düşmez, gitmek isteyen gider kardeş.
Maçın bitmesine daha dakikalar varken –bence- haksız yere sarı kart görmesi de onu haklı çıkartmıyor ne yazık ki. Sarı kartı yemişsin, ne diye “haydi şimdi eller havaya” moduna giriyorsun? Hem o şarkı demode oldu, hem de sahibi o arenayı terk etti. Hakem ağabeymiz sana kafayı takmış belli ki, daha ilk yavaş hareketini sarıyla cezalandırıverdi. Oysa aynı hakem kardeş Engin nam oyuncunun Lucas Neill’e tırpan atışını HD kalitesinde seyretmiş ama Kırmızıyı gösterme zahmetine girmemişti. Olsun sen ne diye hakeme kafa tutuyorsun. O kırmızıyı sana gösterse haklı, alkışladın çünkü! Alkışlanacak bir hakem vardıysa biz de alkışlasaydık.
Neyse demem o ki bir zamanlar olmayan bir sorunsalımız oldu, artık nur topu gibi midir kartopu gibi midir bilemem. Daha söylenecek çok şey var, yeri geldikçe söyleriz evelallah.
Murat HACIOĞLU
Bu içerik 14238 kez okundu
Etiketler: Galatasaray,Leo Franco
Galatasarayın her bölgesi sorunlu.A2 Takımı ile yola devam etseler bu takımdan daha başarılı olur.
MK tüm yorumları (1) 05/02/10 12:48
murathacioglu tüm yorumları (1) 05/02/10 12:48

Yatak odası açılımı
Alışveriş03 Kasım 20092405 kez okundu
Köşe Yazarlarım
03 Kasım 2009Yaşam413 kez okundu
Galatasaray'a küfür eden Ercan Saatçi'nin foyası ve Metin Özülkü'nün boyası
04 Kasım 2009Spor3901 kez okundu
Sersem Tavuk
04 Kasım 2009Eğlence-Hobi1150 kez okundu
Kel başa şimşir tarak
04 Kasım 2009Eğlence-Hobi787 kez okundu
Devletin malı deniz, yemeyen domuz!
09 Kasım 2009Sağlık1536 kez okundu
- Manik Depresif Nedir?Manik Depresif ÜnlülerSağlıkManik depresif hastalık olarak bilinen bipolar bozukluk, mani ve depresyon nöbetlerini içeren bir ru
- Çıkışlar ve inişlerYaşamÇIKIŞLARIN ve İNİŞLERİN çok normal bir durum olduğunu düşünüp,hissetmemiz SAĞLIĞIMIZ için çok gerek
- Cildiniz CanlansınSağlıkGünlük koşuşturmaca arasında zamanı değerli olan iş kadınlarına özel hızlı, zekice ve pratik güzelli
23 Mayıs Çarşamba, 2012