Genel Uyarı

Bu sitedeki içeriğin Milliyet.com.tr ile ilgisi bulunmamaktadır. SizdenSize, tamamen üye sitelerin içeriklerinden oluşuyor.
Bu içerik 06 Ocak 2012 Cuma 6:49 de eklendi, 3 kere paylaşıldı

Aşk Böcekleri ve profiterölün çikolatalı sosu!

Aşk başka, sevgi başka

Aşk böcekleri biraz alınacaklar, ama şunu söylemeliyim ki, bir insanın bir başkasına verebileceği en önemli hediye aşk değildir! Aşk çok satan bir kavramdır ve ne yazık ki, Türkiye muhafazakârı da aynı tuzağa düşmüş durumdadırlar. Özellikle Hz Mevlana’nın oldukça sıra dışı olan aşk anlayışı da yanlış anlaşılınca, aslında mutsuz olan, ama neşeli görünmeye çalışan “aşk böceklerini” ve onların mağdurlarını artık her yerde görür olduk! 

“Aşk Böcekleri” derken neyi kastediyorum?
 
“Aşk böcekleri” derken neyi kast ettiğimi daha iyi anlamanız için size bir olayı aktarayım: Oğlum küçükken onunla profiterol yemeye giderdik. O profiterolün çikolatalı sosunu yer ve geri kalanını bırakırdı. Aslında profiterolün geri kalan kısmı da güzeldir, ama nedense o, çikolatalı sos düşkünüydü! Aşk böcekleri de böyledirler. Onlar, aşkın getirdiği hoş heyecanları severler onlar profiterolün diğer kısımlarıyla, yani işin devamı olan sevgi saygı dolu bir ilişkiyi inşa etme ve uzun bir yolu birlikte yürüme gibi şeylerle ilgilenmezler. Dolayısıyla aşk dönemi bittiği zaman (yeni bir ilişkiye değil) yeni bir aşka yelken açarlar.
 
Niye aşka aşık olayım? Ben duyguperest miyim?
 
Bu meyanda “onlar aşka aşıktırlar” ifadesi, tasavvufî anlamda bile bana ters gelir! Ve aşk böceklerinin felsefesini verir. Ama şefkat meşrebinden birisi olarak bu sözden şunu anlıyorum ki onlar bu ifadenin açıkladığı gibi yaşadıkları duyguya aşıktırlar muhataplarına karşı o duyguyu yitirdikleri zaman, aslında var olan sevgi ve vefa gibi duyguları işlemek yerine, aşk duygusunu ve onun getirdiği heyecanı canlandıracak başka bir nesne-insan ararlar. Muhataplarının zatî-kişisel bir kıymeti yoktur o, sadece bir nesnedir.
 
Eğer ben bir duyguya aşık olmak isteseydim, bu duygu aşk olmazdı, şefkat olurdu! Onu bile yapmam evet duyguların getirdiği ve kendilerine has bir keyif vardır ama onların muhatabı kendileri değildirler. Muhatabını göz ardı ettiren ve birer hobi hâline gelen duyguların hiç kimseye yararı yoktur!
 
Aşk çok satar!
 
Bugün dünyadaki her  güzel hizmetin veya çabanın altında şefkat duygusu varken, aşk kavramını bu denli yüceltilip-abartılmasının sebebi nedir? Aşkın çok “satan” bir kavram olmasıdır. Şefkat, insana sorumluluklar getirirken, aşk tuhaf bir sarhoşluktur ve illâki kişisel bir beklenti içindesinizdir ve içinde şefkat yoksa kıymetsiz ve hatta zararlıdır. Dolayısıyla aşktan buğulu sözlerle bahsettiğiniz zaman, ilgi çekiyor ve size para kazandırıyor. Ticarete karşı değilim elbet, ama insanlara özellikle gençlere ilişkileri konusunda tek referansın-dayanak noktasının aşk olduğu hissini vermek, eskilerin tabiriyle “azim bir cinayettir.”
 
Her kavramı alt kavramlarına inerek analiz ederseniz çalışırsanız, beni daha iyi anlarsınız diye düşünüyorum. “Aşk” adlı kavramın altına indiğinizde, onun mutlaka saygı, sevgi, anlayış vs gibi kavramları içermediğini görürsünüz. Zaten “zurnanın zırt” dediği ve aşk böceklerinin anlamadığı şey budur!
 
Yani size âşık olan birisinin size aynı zamanda ve “otomatik” olarak saygı, sevgi de duyacağını veya sizi anlayacağını sanıyorsanız, hayatınızın hatasını yapmış olursunuz! Şimdi siz bana: “Nasıl yani? Birisi bana âşık olup da beni sevmiyor olabilir mi? Veya bana saygı duymuyor olabilir mi?” diye soracaksınız. Ben de size diyeceğim ki: “Evet birisi size âşık olabilir, ama sizi sizin istediğiniz gibi sevmeyebilir veya size sizin istediğiniz gibi saygı duymayabilir” diyeceğim. Sebebini anlatmaya çalışayım:
 
Size aşık olanlar ve özellikle kapılanlar sizi anlayamazlar!
 
Size saf aşla bağlanmış olanlar, size kapılmadan edemezler sizi nadiren anlamaya çalışırlar ve sizi nadiren anlarlar. Çünkü sizi olduğunuz gibi okumak ve anlamak için bir insanın aşkının içinde şefkat ve anlayış olması ve sizin ondan müstakil bir hayatınız olabileceğini kabul edebilmesi gerekir. Bu da ne yazık ki her babayiğidin harcı değildir! “Muhabbetin şen’i ifrattır!” derler yani insan muhabbet edip-sevdiğini olduğundan fazla görme eğilimindedir ve bu durum da bir insanı doğru bir şekilde okumaya engel olan bir şeydir.
 
Ayrıca aşk, entelektüel düzey veya sınıf farkı gözetmeksizin herkese uğrayabilen bir duygudur. Herkesin âşık olması mümkündür ama sürdürülebilir ilişkiler inşa etmek, kazanımdır çabadır belli bir fikir düzeyi ve sağlam değerler gerektirir. Aşk kafasına göre ve istediği insana gelir-gider, ama sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler büyük ölçüde sizin kazanımınızdırlar yani bunlar sizin inşa etmek zorunda olduğunuz şeylerdir.
 
Şefkatsiz aşk zalimdir!
 
Saf altının kendi kıymeti vardır. Ancak işlenebilmesi için altına bakır katılır. Aşkın da anlamlı olması için içinde şefkat ve değerler olmalıdır. Altın-bakır ilişkisinin, aşk-şefkat-değerler ilişkisinden bir farkı vardır: Altına katılan bakırın değeri altından daha düşükken, şefkatin ce değerlerinizin kıymeti saf aşkın kıymetinden daha yüksektir. Bakır, altını kullanılabilir hâle getirir. Şefkat ve değerlerde, aşkı iki taraf için anlamlı bir hâle getirir. Saf aşk, aşık olunan kişinin başka birisiyle mutlu olabileceğini veya mutlu olmak istediği gerçeğini kabul etmez. Ama içinde şefkat ve muhakeme olan bir aşk, muhatabının başka seçenekleri olabileceği veya başka bir insanı tercih edebileceği gerçeğini zor da olsa, kabul eder. Hatta başkasıyla daha mutlu olacaksa, ince bir hüzünle de olsa, muhatabının yolundan çekilmekten mutluluk duyar. Bu arada şunu da eklemek gerekir ki  şefkatsiz ve muhalemesiz bir aşk, sadece muhatabını değil, o aşkın sahibini de incitir. Bakınız:  Ferhat ile Şirin, Romeo ile Juliet! 
 
Aşkın buğusu ve kişisel değerlerinizin kalıcılığı
 
Dolayısıyla birisine aşık olduğunuz zaman bu duyguya vereceğiniz tepkiler de çeşitlidirler. Mesela aslında kibar birisi değildinizdir, ama aşık olduğunuz kişiye karşı kibar davranırsınız. Ne yazık ki ilerleyen zamanlarda kabalaşmaya başlarsınız. Çünkü kibarlığınız içerden gelmeyen ve köksüz bir maskedir. Burada en önemli diğer bir şey de, değerlerinizi feda etmemektir. Bir insan için temel değerlerinizi feda etmek, onu onure etmez, aksine sizi silikleştirir.
 
Casusun satılık aşkı
 
Vaktiyle bir casus, bir kadına aşık olur. Bu kadın da karşı cepheden bir casustur. Adama bu kadını yakalaması için 1 milyon dolar teklif ederler ve o da bu kadını yakalatır. Bu adam acısından günlerce ağlar. Arkadaşları ona neden âşık olduğu kadını yakalattığını sorarlar. O da: Gelecek yıl yeniden aşık olma ihtimalim var ama 1 milyon dolar kazanma ihtimalim çok zayıf” der. Elbette “sadece kendi hayalleriniz için aşkınızı terk edin” demiyorum.
Fakat buradaki 1 milyon doların yerine sizi siz yapan değerleriniz söz konusuysa, aşk ikinci plandadır. Çünkü (bunu siz de biliyorsunuz) yeniden aşık olabilirsiniz, ama aşk için sizi siz yapan şeylere ihanet ederseniz, bir daha “siz” olmak çok zordur…
 
 
Savaş ŞENEL
 
İngilizce Eğitim Danışmanı
 
& İletişim ve Yazarlık Koçu
 
 
 
Bu yazıma eşlik eden melodi: Doğan Canku "Sonsuza Dek"
Bu yazımla ilgili film önerim: Gönül Yarası (2004)
Bu yazımla ilgili olarak kitap önerim: Sezai Karakoç “Şiirler VII” (Leyla ile Mecnun)
Şiir önerisi:  "İnce Mes'eleler" 

http://www.dailymotion.com/video/xhyq94_yyyr-ynce-meseleler-yazan-ve-seslendiren-savay-yenel_creation

Bu içerik 4336 kez okundu

İçeriğin Orjinal Hali
http://www.savassenel.com/index.php/yazilarim/41-makaleler/124-profteroluen-ckolatali-sosu-ve-ak-boecekler.html

Etiketler: profiterol,aşk,sevgi,aşk böceği,aşk böcekleri

Bu içeriği ekleyen site : savassenel.com/