Genel Uyarı

Bu sitedeki içeriğin Milliyet.com.tr ile ilgisi bulunmamaktadır. SizdenSize, tamamen üye sitelerin içeriklerinden oluşuyor.
Bu içerik 09 Mart 2010 Salı 18:54 de eklendi

Başımız sağ olsun…

Elazığ’da meydana gelen ve çok sayıda vatandaşımızın ölmesine ve yaralanmasına neden olan depremde...

Değerli işadamları dostlarım…

Elazığ’da meydana gelen ve çok sayıda vatandaşımızın ölmesine ve yaralanmasına neden olan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, milletimize başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz…

 

Türkiye geçtiğimiz günlerde bir kez daha deprem gerçeği ile karşı karşıya geldi. Doğa yine galip geldi ve bir kez daha insanoğlunu yenmeyi başardı. Peki insanlar bu kadar mı çaresiz?.. Doğanın bu acımasızlığı karşısında hiçbir şey yapamaz mıyız?..

 

Kabul edelim ki doğa olaylarının önüne geçmek mümkün değil. Ancak insan olarak bizlerin de bu felaketlere karşılık elimiz kolumuz bağlı kalmamalı. Yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki:

 

Türkiye bir deprem ülkesidir. Ve coğrafi açıdan bakıldığında topraklarımızın yüzde 70’i deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Peki bu coğrafi özelliklerimize rağmen depremi iyi bilen ve anlayan bir ülke miyiz?.. Bunu sorgulamamız lazım…

 

17 Ağustos Adapazarı ve 12 Kasım Düzce depremlerini yaşadık. Yaklaşık 30 bin insanımızı kaybettik. Aradan geçen yılda neler yaptık, yapabildik.

 

Yakın bir zaman diliminde uzmanlar Marmara’da büyük bir depremin beklendiğini belirtiyorlar … Peki depremi damarlarına kadar hisseden bir ülkenin, deprem konusunda bu kadar duyarsız olma lüksü olabilir mi?.. Olmaz… Olmamalı …

 

Değerli dostlar…

 

Şili ve Türkiye… Her iki ülke de geçtiğimiz günlerde depremler yaşadı. Şili 8 şiddetinde depremle sarsılırken, kısa bir zaman sonra bu kez ülkemizde Elazığ’ın köylerinde 6 şiddetinde deprem oldu. Peki iki deprem arasındaki fark nedir?.. Depremden etkilenen insanların yaşadıkları sıkıntılar, depreme hazırlıklı olma ve deprem bilinci ile, hem insanların eğitilmesi hem de alt ve üst yapıların depreme uygun hale dönüştürülmesi… İşte Türkiye olarak bizim eksikliğimiz bu noktalarda ortaya çıkıyor…

 

8 şiddetindeki Şili depreminde 750 kişi hayatını kaybederken, 180 haneli Okçular ve Yukarıdemirci köylerinde yaşanan 6 şiddetindeki depremde ise 51 kişi yaşamını yitiriyor. Deprem anında yaşanan görüntüleri izlerken, Şili’de yapıların sağlamlığı ve özellikle insanların deprem konusundaki bilinçli hareketleri dikkatimizi çekiyor.

 

Bizde ise gördüklerimiz aynı manzaralar. Kerpiç ve taştan oluşan bilinçsiz yapılanmalar… Ve tabiî ki depreme karşı alınacak tedbirler konusundaki eğitimsizliğimiz…

 

Olası bir Marmara depreminde, sanayinin kalbi olan İstanbul ve İzmit zarar görecektir. Ekonominin başkentleri olan bu illerde yaşanacak can ve mal kayıpları, sanayi tesislerinin göreceği zarar, korkarız ki Türk ekonomisini de alt üst edecektir.

 

Bu gerçekler ışığında hiç zaman kaybetmeden yaklaşan deprem olgusu için tedbirler alınmalı ve uygulamaya da bir an önce geçilmelidir. Ülkemizin ve bizlerin kaybedecek bir dakikası bile yoktur. Deprem bilinci, toplumun bu konuda eğitilmesi ve karar mercileri ile uygulayıcıların somut tedbirleri ile yerleşecektir.

 

Sevgi ve Saygılarımla

 

Erkan GÜRAL

TÜGİK Genel Başkanı

Bu içerik 444 kez okundu

İçeriğin Orjinal Hali
http://www.tugik.org.tr/index.php?sayfa=koseyazisi&id=127

Etiketler: TÜGİK,ERKAN GÜRAL

Bu içeriği ekleyen site : tugik.org.tr