Bu içerik 04 Ocak 2012 Çarşamba 23:20 de eklendi
Sevginiz sevdikleriniz için hayat mı? Yoksa musallat mı?
Sevginiz hayırlı da olabilir, hayırsız da...
Ben daha çocukken…
Bir çocukken, Kırşehir’de halamlarda kaldığım yazlardan birisinde ve bir akşam, halamın evinin avlusunda yapılmakta olan bir kına gecesine tanık olmuştum. Küçük bir çocuk olduğum için bayanların arasında bulunma imtiyazına sahiptim! Kına gecesine katılmış olan bayanların “Pancar pezik değil mi? Ciğer Ezik değil mi?” diye başlayan tek bir türküyü dinleyerek bütün akşam eğlendiklerini hatırlıyorum. Pikapta dönüp-duran bu 45’lik plağın diğer yüzünde hangi türkünün olduğunu da merak etmemişlerdi! Daha da ilginci, alkış seslerinin arasında kaybolup-giden ve bana göre hüzünlü bir türkü eşliğinde neşeyle dans ediyorlardı! O akşamdan aklımdan kalan şey, eğlenmenin çok da karmaşık bir şey olmadığı gerçeğiydi!
İkinci hatıram
Buna benzer ikinci hatıram da yine Kırşehir’de halamın mahallesindeki bir düğünle ilgilidir. Sokaktan geçiyordum ve bir düğün yapıldığını farkettim. Orada da küçük çocuklara babaları tarafından sigara verildiğini gördüm. Onlar, “özel” bir günde çocuklarına “özel” bir jest yaptıklarını düşünüyorlardı, ama aslında çocuklarının bütün hayatlarını kötü yönde etkileyen bir şey yapıyorlardı. Bu gördüğüm şeyden öğrendiğim de şu oldu: Sevdiklerimize bizde olan şeyleri veriyoruz. Bizde olan şeylerin niteliklerine göre, bizim sevgimiz, sevdiklerimize “hayat” da olabilir, “musallat” da…
Sevgi bir çok şey olabilen bir hammaddedir
Yaşım ilerledikçe sevginin çok kıymetli bir tür “hammadde” olduğunu daha iyi kavradım. Bir tür “hammadde” olduğu için de, onun düzenlemelere, işlenmeye, geliştirilmeye ve çervelenmeye ihtiyacı olduğunu sıklıkla ve tekrar tekrar hisseder oldum.
Bunu bana düşündüren şey, her yeni sevgide insanın karşısına çıkan farklı seçeneklerin olmasıdır. İnsana gelen bir sevginin kendisiyle birlikte birçok seçeneği de getirdiğini görüyorum ve bu seçeneklerin hepsi de “yakışıklı” olmuyor. Bir insanı “yakışıklı” şekilde sevmeye karar verdiğiniz zaman da, onunla paylaşmakta olduğunuz şeyleri dikkatle seçmeniz gerektiğini anlıyorsunuz.
Bir ilişkide ve sevgide en önemli şey, sanıyorum o ilişkinin mümkün ve sürdürebilir olmasıdır. Bu konuda en önemli olan şey de, bu “mümkün ve sürdürülebilir” olma halinin, hiç kimseyi kısa veya uzun vadede incitmeyecek olmasıdır. Yoksa insanlar sevgi adına, çok acıtıcı ve incitici ilişkileri kendilerince “mümkün ve sürdülebilir” kılabiliyorlar!
Bir sevgide hayatî belirtiler nelerdir?
Dolayısıyla birbirini sevdiklerini söyleyen kişilerde, “hayatî işaretler” olarak ilk baktığım şey, neleri paylaştıklarıdır. İki insan biribirine ne katıyorlar? Kısa vadede insana hoş gelen, ama uzun vadede onları veya başkalarını incitecek şeyler mi? Yoksa çerçevesi ve protokolleri bellli olan ve tarafları hiçbir zaman pişman etmeyecek şeyler mi?
Bu noktada üzüntüyle pişmanlığı ayırmak gerekiyor. Her sevgide üzüntü ve hüzün vardır. Dolayısıyla “seviyorsun, ama incinmiyorsun, ayıp olmaz mı?” derim. Ama: “Hüzünden kaçılmasa da, pişman olmaktan kaçının!” da derim!
Pişman olmaktan kaçınabilir miyiz?
Peki pişman olmaktan nasıl kaçınabilirsiniz! Birincisi, sevmenin bir duygu olduğunu, sınırları aşmak isteyebileceğini, yönetebileceğinizi ve sıklıkla da yönetmek zorunda kalacağınızı bilmelisiniz. Herhangi bir duygu gibi, o da sizin konuğunuzdur, ama evsahibi sizsiniz. İkincisi değerlerinizin şekillendirdiği sağlam bir protolünüz olmalıdır. Mesela ruhunuzun sarıldığını hissettiğiniz birisine sizin de sarılmanız gerekmez. Ruh, bedenin arkasından gelmesini bekler, beden de ruhun ardından gitmek ister. Ama bu ikisi sizin parçalarınızdır ve yönetmesi gereken kişi sizsiniz. Yoksa kuyruğunu kovalayan kediye benzersiniz… İnsanın ruhu kedinin kuyruğundan farklıdır, zaten sorun da burdadır. Çünkü kedi kuyruğunun peşinden koşabilir, ama insan her zaman ruhunun peşinden koşamaz! Çünkü biz ruhlar âleminde yaşamıyoruz!
Sevginiz neyin parçası olacak, sorunun mu, çözümün mü?
Önemli olan ve belki de en önemli olan şey de yazınmın başında biraz değinmiş olduğum paylaşım konusudur: Düğün neşesiyle, aslında çok sevdiği aşikâr olan 6 yaşındaki oğluna sigara ikram eden baba gibi olmak ister misiniz? Sözgelimi size bir acısını paylaşmak üzere gelen bir sevdiğinize neyi veya neleri önereceksiniz? Deponuzda neler var? Gerekiyorsa, onunla birlikte veya onu dinlemek için saatlerce suskun kalmaya hazır mısınız? Yoksa, ona “hocalık” mı yapacaksınız? Mesela onun acılarına veya sorunlarına ilaç olabilecek iyi kitaplar, kaliteli insanlar, umut verebilecek filmler, nefes aldıracak mekânlar biliyor musunuz? Yoksa onu biraz neşelendirseler de, sonrasında acı verecek olan geçici ve incitici keyiflerle mi sunacaksınız? Kendi sınırlarınızı biliyor musunuz? Coşkularınızı veya hüzünlerinizi sınırı geçmeden yaşamanızı sağlayabilecek ilkeleriniz var mı? Yoksa siz de sorunun bir parçası mı olacaksınız?
Nefretin bir insana yaptıramayacağı bazı şeyleri, çerçevesiz veya kontrolsüz bir sevginin yaptırabileceğini görmüş olduğum bir yaştayım.
Bundandır ki: “Sadece sevgi yetmez!” diyorsam bana darılmayın, olur mu?
Sevgileriniz, sevdiklerinize hayat olsun!
Savaş ŞENEL
İngilizce Eğitim Danışmanı
& İletişim ve Yazarlık Koçu
Bu yazıma eşlik eden melodi: Behiye Aksoy "Aşk Bilmecesi"
Bu yazıma eşlik eden tütsü-Koku: Gül
Bu yazımla ilgili film önerim: It's a Wonderful Life (1946)
Bu yazımla ilgili olarak kitap önerim: Reşat Nuri Güntekin “Çalıkuşu”
Bu içerik 373 kez okundu
İçeriğin Orjinal Hali
http://www.savassenel.com/index.php/yazilarim/41-makaleler/123-sevgnz-sevdklernz-cn-hayat-mi-yoksa-musallat-mi.html

Bu içeriği ekleyen site : savassenel.com/
Kadınlar nasıl kandırılırlar?
Yaşam28 Kasım 20112931 kez okundu
Kimler kadınları daha iyi tanırlar. Kitap kurtları mı? Yoksa gönül hırsızları mı?
02 Aralık 2011Yaşam987 kez okundu
Seksi olmak, Lady Gaga ve Çin malları arasındaki ilişki
19 Aralık 2011Yaşam4988 kez okundu
Sadık kalmak isteyen erkeklerin el kitabı bölüm 1
13 Ocak 2012Yaşam2528 kez okundu
Kimdir bu Kişisel Gelişim Uzmanları? Kendilerinden başka bir kaynak önermezler mi?
07 Ocak 2012Yaşam1604 kez okundu
Çiçekler, Kitaplar, filmler vs ve Medyatik Terapi
21 Ocak 2012Eğitim108 kez okundu
RASTGELE BAŞLIKLAR
- Estetikten Önce Dikkat Edilecek Altı KuralSağlıkEstetik ameliyat kararı alırken kafanızın net olması gerekir.
- Astro – Güneş-1BilimGüneş'in incelenmesi, yapısı hakkında detaylara girilmesi Gök Bilim için büyük önem taşır.
- Bunları UnutmayınYaşamEvet demenize çok az kaldı.Düğün dan hemen önce ve düğün sırasında dikkat etmeniz gereken pek çok de
24 Mayıs Perşembe, 2012