Genel Uyarı

Bu sitedeki içeriğin Milliyet.com.tr ile ilgisi bulunmamaktadır. SizdenSize, tamamen üye sitelerin içeriklerinden oluşuyor.
Bu içerik 28 Ekim 2009 Çarşamba 2:06 de eklendi, 6 kere paylaşıldı

Türkiye'de çalışan kadınlar

Ekonomik yetersizlikler sebebiyle veya mesleklerinden uzak kalmamak için çalışan anneler...

Aile yükünü ve sorumluluklarını erkek ve kadın üzerinde adil olarak paylaşıldığını düşünenler bunu birde çalışan kadınlarla konuşmalıdırlar.

Ekonomik yetersizlikler sebebiyle veya mesleklerinden uzak kalmamak için çalışan annelerin en önemli sorunu, aşırı sorumluluk yüklenmek, yorgunluk ve suçluluk duygusu olarak ortaya çıkıyor. Bu sorunlar, annelere çözümsüz ve başa çıkılamaz gibi görünür.

Yurt dışındaki emsallerine kıyasla Türkiye'de çalışan anneler, daha fazla sorumluluk ve iş yükü altında kalmaktadır.

Elbette buna iş yerinde yaşadığı sıkıntıları eklemek bile istemiyorum.  Yurt dışında evlilik müessesesinden ziyade kültür anlayışı sayesinde kadın ve erkek eşitliği çalışan kadınları hiç değilse ev işlerinde rahatlatmaktadır.

Dilerseniz buna Norveç dönüşü uçakta tanıştığım Türk asıllı Fransız bir beyle yaptığım konuşmadan alıntılar yaparak vereyim.  Uzun uçak seyahatinden sonra iş dönüp dolaşıp Türkiye ve Avrupalı kadınlar arasında benzerlik ve farklılıklara geldi. Her zamanki gibi Türk kadının eline kimse su dökemez, onlar yeri gelince ana, yeri gelince kardeş oldular bu vatana muhabbetlerinden sonra adamın gerçek sıkıntısı belli oldu. Meğerse İspanyol kız arkadaşıyla başı epey beladaymış. İkisi de çalışıyorlarmış bu yüzden ev işlerini paylaşmak zorunda kalmışlar. Zorunda kalmışlar dediğime bakmayın adın çalışmasa bile en fazla çocuğuna daha fazla vakit ayırabilecekmiş bunu haricindeki tüm işler yine de beraberce yapılmakta imiş. Adamın anlattığına bakılırsa bugün çöpü atma sırası kendisindeymiş ve ne yazık ki bunu unutuvermiş. Eşinden yediği zılgıt bir yana ceza bile almış. İşler bununla da bitmiyor çamaşır, bulaşık, yemek ve daha birçok sıradan ev işleri de aralarında yapılan görev dağılımı çerçevesinde gerçekleşiyormuş.

Bunları dinledikçe gözümde gözümde annem canlandı. Açıkçası içim burkulmadı desem yalan olur. Düşünsenize her gün sabahın altısında kalkıp işe giden, akşam 7 de apar topar eve gelip yemek hazırlamaya koyulan, sonrasında gece 10lara kadar yemek, temizlik gibi ev işleri ile uğraşan birini düşünün. Birde İspanyol gelini gözler önüne getirin. Bunu hangi terazi dengeler ben bilemedim.
Kim bilir daha neler vardır. Şunu söylemek gerekiyor ki Türkiye'de kadın olmak bu kadar zorken çalışan bir kadın olmak ne kadar zordur, bunu bir düşünün. 
Erkek bütün gün çalışıyor olsa dahi eve gelince patates çuvalı gibi devrilirken, kadın sanki ek iş yapıyormuşçasına yemek, temizlik, ütü, çamaşır ve daha onlarca iş ile uğraşmaya devam ediyor. Bu tüm hayatı boyunca da devam ediyor.
Peki sonuçta ne olduğuna bir bakalım
Aşırı yorgunluk,
Stres,
Dengesiz beslenme sonucu alınmış fazla kilolar,
Tıbbi muayenelerden yoksun bir hayat sonrası hastalıklar ile pençeleşme,
Sosyal ve kültürel imkânlardan uzak olunması sonucu şiddetli psikolojik rahatsızlıklar...
Her zaman bir birey olarak yaşamının vermiş olduğu huzur ve mutlulukla şunu söyleyebilirim ki, hayat yaşamaya ve kendiniz içinde bir şeyler yapmaya deyecek kadar güzeldir.
Bugün kendiniz için bir şey yapın ve yaşadığınızı hissedin. Belki hiç bir zaman yurt dışındaki anlattığım örnek gibi olamayacaksınız ama bu daha iyi bir hayatı arzu etmekten sizi alıkoymasın.
Haydi kızlar bugünden itibaren dünya bizim için dönüyor!
 

YAZAN: UĞUR BÖCEĞİ AYŞE :)

Bu içerik 1907 kez okundu

Etiketler: kadınlar caddesi,kadın,Türkiye'de çalışan kadınlar

Bu içeriği ekleyen site : kadinlarcaddesi.com