Gazete Okumaktan Zevk Alıyor Musunuz?
Artık Gazete Keyfi Yapamaz Olduk!
Sizleri bilmem, ama ben gazete okuma zevkimi bir süredir kaybetmiş durumdayım.
Tabii ki yaz aylarını ayrı tutmak lazım, çünkü bu geç kararan ılık gecelerde veya hafta sonu sabahın ferahlatan serinliğinde ekran başında haber dinlemek veya şöyle gazeteyi uzun uzun okumak pek gelmiyor insanın içinden.
Ancak bunun da ötesinde bizim gazetelere bir hal oldu, tatları tuzları kalmadı. Gazeteyi elime almamla üzerinden yıldırım hızıyla geçip tekrar yerine koymam bir oluyor. Nedendir bilmiyorum, içim bayılıyor. Sanki hep aynı konular ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuyormuş gibi hissediyorum. Bir tek ara sıra bazı köşe yazılarında biraz takılıp kalıyorum, o kadar.
İşin en ilginç yanı, çevremdeki birçok insan da benzer duygular içersinde. Gazete almaya bırakanların sayısı hiçte öyle az değil. Bunun yerine televizyon veya internet üzerinden güncel kalmayı tercih ediyorlar. Beğendikleri köşe yazarlarını da yanı şekilde internet üzerinden takip ediyorlar. Bunu da her gün değil, fırsat buldukça yapıyorlar. Çünkü günümüzün yüksek tempolu çalışma hayatı ve vakit (ç)alan işe gidiş geliş yolu genellikle insanların enerjilerinin çoğunu alıp götürüyor. Akşam eve gelince bir de pek iç açıcı olmayan haberlerle içlerini karartmak istemiyorlar.
Bunun yanı sıra yabancı haber kanallarını izleyenlerin sayısı da az değil. Özellikle euronews'un Türkçe olarak yayınlanması çok olumlu yankı buldu ve ayrıca hayatımıza oldukça renkli yeni bir aksanı da katmış oldu.
Ama bizleri medyadan ve özellikle de gazetelerden bu kadar soğutan en önemli neden sanırım yoğun oto-sansür. Çok doğru olarak vurgulandığı gibi, gazete patronlarının aynı zamanda işadamı hüviyetlerinin de bulunması, onları iktidarla aralarını hoş tutmaya zorluyor. İktidarın da zaten bu konuda daha dünden baskı ve şantaj yapmaya hazır yapısı, sonuçta biz okurlara son derece vasat gazete ve haber içerikleri olarak geri dönüyor.
Gazeteler gerçek gazetecilik anlayışıyla hazırlanmıyor. Televizyon haberciliği de aynı esaret altında, çünkü televizyon kanallarının sahipleri de yine aynı iş adamları. Sayın Nuri Kayış'ın da belirttiği gibi, ya iş adamlığı yapsınlar ya da gazetecilik. Her ikisi bir arada yürümüyor, görüldüğü üzere iş adamlarının menfaatlerine helal getirmeyen veya “yağcılık” yaparak onların menfaatlerine yağ süren tuhaf bir gazetecilik ve habercilik anlayışı ortaya çıkıyor.
Bir de şu meşhur köşe yazarları meselesi var. Özellikle tanınmış gazetelerimizdeki bazı köşeler biz okurlara mı yönelik yoksa daha çok o köşenin ve de gazetenin sahibinin menfaatine mi çalışıyor, anlamış değilim. Aradaki gelir farkı da cabası. Bazı yazarlarımız fazla bir içerik yazmadan maddi açıdan gerçekten de köşe köşe olurken, onlardan çok daha kaliteli ve bilgilendirici olan nicesi açlık düzeyinde geçinmeye mahkûm.
Bildiğim kadarıyla gazete yazarları arasında gazete içersinde olduğu kadar, gazeteler arasında da büyük gelir farkları var. Ama bu farklar kalite ve birikimle paralel gitmiyor. Bu da bize has olan “varlıklı” gazeteciler grubunun doğuruyor. Benim bildiğim kadarıyla yurt dışında bizdeki gibi yatı olan gazeteci pek yok, zaten onların hayat görüşü ve duruşları da çok farklı oluyor. Değil pahalı tekneler falan, evlerinde geçirdikleri zaman bile çok kısıtlı, her daim haber peşindeler.
Bir süre önce BBC'de bir kadın savaş muhabiriyle röportaj yapmışlardı. Ona nasıl bir birikimdi öyle. Ağızım açık kalmıştı, bir o kadar da güler yüzlü ve kompleksten uzaktı. Bizde bir iki defa ekranda boy gösterenin burnu neredeyse Kaf dağında oluyor. Hele Taraf'ın genç yetmelerinin adeta bir savcı edasıyla boy gösterip hava atmaları ayrı bir komedi. Tabii ara sıra bozum olup biraz morarmaları kaçınılmaz oluyor. Zevk almıyorum desem, yalan olur.
Ah, evet! Bir de şu meşhur gece hayatından dem vurmalar. İşte bu da son derece bize has alaturca bir durum. Bunca senedir Der Spiegel'i okuyorum, tek bir gazetecinin özel hayatından haberim yok. Haberle beraber resimlerinin de iç sayfada yer aldığı oluyor, ama o kadar. O da tümüyle çalıştıkları makaleyle ilgili olarak, ama yaşları parantez içersinde mutlaka belirtilir (galiba tecrübelerini vurgulamak için).
Bu arada şunu da itiraf etmem gerekir son derece muhafazakâr bir gazetenin son derece muhafazakâr gazetecisi o içkili meşhur mekândan şu içkili meşhur mekana transfer olursa, bunun tabii ki bir haber değeri vardır. Ama yeri “ciddi” günlük gazete olmamalıdır. Ne bileyim New York Times'da böyle bir köşe yazısına rastlamak mümkün müdür?
Bizde köşe yazarlığı gün geçtikçe gazetecilikten uzaklaşıp günlük geyik muhabbetleri seviyesine doğru kayıyor gibi. Ciddi ve derin dış ve iç siyasi analizlere, eğitim ve sağlık konularında günlerce süren hararetli ve yapıcı tartışmalara çok az rastlıyoruz. Onlar da çoğunlukla sıkıcı ve monoton yazılar oluyor. Ciddi demek anlaşılmaz ve soyut yazmak demek değildir. Okuru mutlaka yakalamak lazım.
Köşesini CHP ve tayfasını her gün alaycı bir üslupla makineli tüfek misali “taramak” veya iktidara yağ çekmek için kullananlar konusuna girmiyorum bile. Bir de her gün yeniden kurgulu, maksatlı haber ve yorumlarla tümüyle iktidara çalışan gazetelere.
Bu durumda: Gazete okumaktan neden zevk alalım ki?
Zuhal Nakay
http://twitter.com/#!/sadevatandasnet
Bu içerik 2182 kez okundu
İçeriğin Orjinal Hali
http://www.sadevatandas.net/yorum24072011.htm
Etiketler: Keyif Vermeyen Gazeteler,İnternet ve TV'nin Tercih Edilmesi,Köşe Yazarları,Yanlı Habercilik

Bu kadar kolay mı?
Siyaset17 Aralık 20102288 kez okundu
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu artık rakip!
19 Aralık 2010Siyaset2071 kez okundu
CHP ve İMAJ
23 Aralık 2010Siyaset1590 kez okundu
Kürt vatandaşlarımızı neler bekliyor?
27 Aralık 2010Siyaset3189 kez okundu
Müslümanların modernlikle imtihanı
31 Aralık 2010Siyaset1803 kez okundu
Yılbaşında kaçan fırsat
05 Ocak 2011Siyaset783 kez okundu
- Yatak Odanızı DüzenleyinYaşamMükemmel yatak odası sunacağı konfor kadar iyi bir depolama çözümüne de sahip olmalıdır. Yumuşak bir
- Yağlara Ve Sarkmalara Laser LiposuctionSağlıkLazer teknolojisi şimdi de “Lazer Lipoliz” uygulamasıyla ile karşımıza çıkıyor.
- Ortodonti İle İlgili Doğru Bilinen YanlışlarSağlıkOrtodontik tedavi sadece tellerle yapılır. – YANLIŞ
16 Mayıs Çarşamba, 2012